Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2017/732 E. 2017/27777 K. 13.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/732
KARAR NO : 2017/27777
KARAR TARİHİ : 13.12.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, yaralama, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-Sanık hakkında katılanlar Büşra ve Yüsra’ya karşı yaralama ve katılan …’ya karşı hakaret suçundan kurulan kararda öngörülen cezaların nitelik ve niceliğine göre, verildiği tarih itibariyle hükümlerin temyiz edilemez olduğu anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca sanık …’ın tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
2-Sanık hakkında katılan …’ya karşı tehdit suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteğinin incelemesinde,
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre sanığın tehdit suçunu uzlaşmaya tabi olmayan eşe karşı yaralama suçuyla birlikte işlediği belirlenerek yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a-Sanığın savunması ve tanık …’ın beyanlarında katılanların kendisine çocuğunu göstermemesi nedeniyle sanığın suç tarihinde ” çocuğumu ve altınlarımı çaldınız” şeklinde sözler söylediğinin belirtilmesi karşısında, olayın çıkış sebebi ve gelişimi üzerinde durularak sonucuna göre TCK’nın 29. maddesindeki haksız tahrik hükmünün sanık hakkında uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
b-Sanık savunmasında, katılanla aralarında benzer suçlardan davalar olduğunu belirtmesi karşısında, ilgili dava dosyaları getirtilerek, aşamasına göre bu dava ile birleştirilmesi, tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek TCK’nın 43. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması,
c-Sanığın, lehe olan hükümlerin uygulanmasını talep etmesi karşısında, TCK’nın 50. maddesinde düzenlenen seçenek yaptırımların uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmemesi,
d-Sanığın sabıkasında görülen ilamın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin olması, CMK’nın 231/8. maddesine 6545 sayılı Yasanın 72. maddesiyle “Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez.” cümlesi eklenmiş ise de, suç tarihi itibariyle adli sicil kaydında yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair ilamın engel oluşturmaması karşısında, yargılama sürecindeki davranışları olumlu bulunarak, takdiri indirim uygulanan ve hapis cezası ertelenen sanık hakkında “daha önceden başka bir suç nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının bulunması nedeniyle” şeklindeki kanuni olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
e-Kabule göre de; kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, TCK’nın 53/4. maddesi uyarınca aynı maddenin birinci fıkrasındaki hak yoksunluklarına karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanık …’ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 13/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.