Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2015/5316 E. 2015/22483 K. 30.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/5316
KARAR NO : 2015/22483
KARAR TARİHİ : 30.11.2015

MAHKEMESİ : …Aile Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından, erkek tarafından açılan karşı davanın kabulü, kişisel ilişki, nafakalar ile tazminatların miktarı, yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden; davalı-karşı davacı erkek tarafından ise, kadın tarafından açılan davanın kabulü, velayetler, kişisel ilişkinin süresi, kadın yararına verilen nafakalar ve tazminatlar yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 30.11.2015 günü duruşmalı temyiz eden davalı-karşı davacı … ile vekilleri Av. … ve Av. … ve Karşı taraf temyiz eden davacı-karşı davalı … Erikoğlu vekili Av. … geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-karşı davacı erkeğin tüm, davacı-karşı davalı kadının ise aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı-karşı davalı kadın yararına takdir edilen maddi ve manevi tazminat azdır. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanununun 50 ve 52. maddesi hükmü dikkate alınarak daha uygun miktarda maddi (TMK md.174/1) ve manevi (TMK md. 174/2) tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamıştır.
3-Velayeti anneye verilen müşterek çocuklar 2008 ve 2012 doğumlu olup, ana bakım ve şefkatine muhtaçtır. Çocuklarla kişisel ilişki kurulurken; analık ve babalık duygularının tatmini yanında çocuğun bedeni , fikri ve ahlaki gelişimi ile yüksek yararına da gözetilmesi gerekir. Çocukların yaşları dikkate alındığında annelerinden uzun süreli ayrı kalmaları çocukların yüksek yararına uygun düşmez. Değişen koşullar, çocukların yaşları ve eğitim durumları gözetilerek kişisel ilişki düzenlemesi ileriki yıllarda her zaman yeniden istenebilir. Kişisel ilişki kurulmasına yönelik hüküm kurulurken; gelecek yıllardaki koşullar önceden bilinemeyeceğinden, şimdiden müşterek çocuklar ile davalı baba arasında kademeli bir şekilde ileriki yıllardaki ilişkinin ne şekilde gerçekleştirileceğinin belirlenmesi de doğru olmamıştır. Mahkemece, görüşüne başvurulan uzman raporu, müşterek çocukların karar tarihindeki yaşları ve yüksek yararları gözetilerek, daha kısa süreli olacak şekilde kişisel ilişki düzenlenmesi ile yetinilmesi gerekirken; kademeli ve uzun süreli kişisel ilişki kurulmuş olması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeple davacı-karşı davalı kadın yararına BOZULMASINA, hükmün bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, duruşma için taktir olunan 1.100,00 TL. vekalet ücretinin Yalçın’dan alınıp Gülhan’a verilmesine, aşağıda yazılı temyiz ilam harcının temyiz eden Yalçın’a yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna 136.00 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığın, istek halinde temyiz peşin harcının yatıran Gülhan’a geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.