Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2017/4900 E. 2017/25775 K. 05.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/4900
KARAR NO : 2017/25775
KARAR TARİHİ : 05.12.2017

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Sanık … hakkında Beraat,
Sanıklar …, …, …, … hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı kanunun 158/1-e, 62, 52, 53 maddeleri uyarınca mahkumiyet

Sanıklar …, …, …, hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükümleri sanıklar müdafiileri ve sanık … tarafından temyiz edilmekle; sanık … hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen beraat hükmü ise sanık müdafii tarafından vekalet ücreti ile sınırlı olarak temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Gerekçeli karar başlığında ”01/01/2003” olarak gösterilen suç tarihinin mahal mahkemesi tarafından ” 2006-2010 ” olarak düzeltilmesi ve … ve … hakkındaki hüküm fıkrasında; ikisi hakkında hüküm kurulduğu belirtildikten sonra temyiz kapsamında bulunmayan ve beraat eden sanık ”… ” isminin yerine ” … ” yazılması mümkün görülmüştür.
İşyeri sahibi sanık …’in, muhasebeci olan sanık … ile birlikte hareket ederek işyerinde fiilen çalışmayan diğer sanıklar hakkında katılan kuruma sigortalı işçi bildiriminde bulunmak suretiyle haksız menfaat kazanmalarını sağladıkları ve atılı suçu işledikleri iddia edilen olayda ;
1)Sanık … hakkındaki beraat hükmüne dair müdafiinin vekalet ücreti ile sınırlı temyiz talebinin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1136 sayılı Kanun’un 168. ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13. maddesinin 5.fıkrası uyarınca, beraat eden ve kendisini vekille temsil ettiren sanık lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilirken, vekalet ücretinin hazineden alınarak sanığa verilmesi gerektiği gözetilmeden, katılandan alınarak sanığa verilmesine denilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanun’un 8.maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, fakat, bu aykırılığın yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasında vekalet ücretine ilişkin kısımda yer alan “katılandan ” ibaresinin çıkartılarak, yerine ” hazineden” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA ,
2)Sanıklar …, …, … , hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükmüne dair sanıklar …, …, … müdafiilerinin ve sanık …’nın temyiz taleplerinin incelenmesinde;
a) Suça konu iş yerinin gerçek bir iş yeri olması, sanığın Sosyal Güvenlik Kurumunun denetim imkanını ortadan kaldıracak mahiyette hileli bir hareketinin bulunmaması, kurumun; kendisine bildirilen işyerlerini ve işe giriş bildirgelerini, belirtilen iş yerlerinde sigortalı çalışan olarak gösterilen kişilerin gerçekte bu iş yerlerinde çalışıp çalışmadığını, işyeri sahibinin bilgisi dahilinde olup olmadığını denetleme yetkisinin her zaman bulunması ve ayrıca oluşan kurum zararının sanıktan tahsilinin mümkün olması karşısında, sanık hakkında atılı suçların yasal unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden sanıkların beraati yerine yazılı şekilde atılı suçlardan mahkumiyetine karar verilmesi,
b) Kabule görede ;
aa)Sanıklar … ve … hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan hüküm fıkrasında temel hapis cezası 3 yıl hapis cezası olarak belirlendiği halde TCK’nın 62. maddesinin uygulanması sırasında takdiri indirim sonucunda hesaplamada yapılan hata sonucu 2 yıl 6 ay hapis cezası yerine, 1 yıl 6 ay hapis cezası belirlenerek eksik ceza tayini,
bb)Sanıklar … ve … hakkında kurulan hüküm fıkrasında belirlenen 647 gün adli para cezasının TCK’nın 52. maddesi uyarınca bir gün için takdiren alt sınırdan 20 TL olduğu belirtildiği halde hesaplamada yapılan hata sonucu 12.940 TL yerine, 15.540 TL olarak belirlenerek fazla ceza tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, …, … müdafiilerinin ve sanık …’nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 05/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.