YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/11429
KARAR NO : 2017/16686
KARAR TARİHİ : 12.12.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Muhdesat Aidiyetinin Tespiti
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili, davalılardan … vekili, diğer bir kısım davalılar vekilleri ve bir kısım davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, ortaklığın giderilmesi davasına konu edilen 554 ada 1 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki yapıların ve bitkilerin, taşınmazın önceki maliklerinden olan….. tarafından yapıldığını/dikildiğini, vekil edenin de, 27.1.2012 tarihinde taşınmazda pay satın aldığını ve bu satış sırasında yapılar ve bitkileri de satın aldığını açıklayarak, muhdesatın vekil edenine ait olduğunun tespiti ile tapu kütüğüne şerh verilmesini istemiştir.
Davalılardan …, …, …, …, …, … davayı kabul etmiş, …,…, … vakıa ikrarında bulunmuş, …, … davanın reddini savunmuş, … ise 11.9.2014 tarihli dilekçe ile davaya konu yerin davacı tarafından boşaltılmasını talep ettiğini beyan etmiş, diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, “Davanın KISMEN KABULÜ ile, dava konusu edilen … 554 ada 1 nolu parsel sınırları içerisinde bulunan ve bilirkişi heyeti raporunda belirtilen tenis kortları, oyun parkı taban betonu, ….. sahası, yollar ve alt yapı tesisleri ile zirai muhtesatın davacı tarafa aidiyetine, Aidiyetin tapuya şerh verilmesi talebinin ise reddine, Alınması gerekli 43.005,56-TL harçtan peşin alının 426,95-TL harcın mahsubu ile bakiye 42.577,61-TL harcın davayı kabul etmeyen davalılardan alınarak hazineye irad kaydına, Davacı tarafça bu dava için harç masrafı olarak yapılan 426,95- TL, posta gideri, keşif ve bilirkişi gideri olarak yapılan 1.763,50.- TL, olmak üzere toplam 2.190,45-TL yargılama giderinin kısmen kabul-red nazara alınarak 1095,22-TL olan kısmının davayı kabul etmeyen davalılardan alınarak davacı tarafa VERİLMESİNE, Davacı vekil ile temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca dava değeri üzerinden hesaplanan 38.182,00-TL avukatlık ücretinin davayı kabul etmeyen davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE; … kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden dava değeri üzerinden hesaplanan 38.182,00-TL avukatlık ücretinin davacı taraftan alınarak bu davalıya VERİLMESİNE” karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili, davalılardan … vekili, davalılardan, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, davalılardan …, …, … …, …, …, …, …, …, …, … vekili, davalılardan … vekili, davalılardan, …, …, …., …, …, … vekili, davalılardan …, .. vekili ile davalılardan … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, Muhdesatın aidiyetinin tespiti isteğine ilişkindir.
1-Davalılardan …’e gerekçeli karar, 24.2.2015 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen, karar 20.3.2015 tarihinde temyiz edilmiş, yine, davalılardan …’a karar 20.2.2015 tarihinde tebliğ edilmiş ve karar 10.3.2015 tarihinde temyiz edilmiştir. İş bu davalılar tarafından, temyiz süresi geçirildikten sonra karar temyiz edilmiş olmakla, 1086 sayılı HUMK’un 432.maddesine göre süresinde olmayan davalılar temyizinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, temyiz eden tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan, yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
3-Mahkemece; yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davayı kabul eden …, …, …, …, …, …, …, .., … dışındaki davalılardan alınmasına karar verilmiştir.
Bilindiği üzere, 6100 sayılı H.M….’un 312/2. maddesine göre, davalıların yargılama giderlerinden ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamaları için, davanın açılmasına sebebiyet vermemeleri ve yargılamanın ilk duruşmasında da davacının talep sonucunu kabul etmeleri gerekir.
Davalılardan, …, …., …’un her ne kadar yargılama sırasında vakıa ikrarı şeklinde beyanları olmuş ise de, davacı tarafın talep sonucunu / davasını kabule yönelik kabulleri bulunmadığından, iş bu davalıların da yargılama giderlerinden ve vekalet ücretinden sorumlu olmadığına dair hüküm tesisinde isabet görülmemiştir.
4-Muhdesatın tespiti davalarında davanın konusu (müddeabih) davalıların payına isabet eden muhdesat değeri (zemin bedeli hariç) olup; yargılama sonucunda hüküm altına alınacak nispi karar ve ilam harcının bu müddeabih esas alınarak hesaplanması gerektiği gibi, taraflar yararına takdir edilecek vekalet ücretlerinin hesaplanmasında ayrıca, bu müddeabihin yargılama sırasında harcı yatırılan /tamamlanan kısmının esas alınması gerekir.
Aynı şekilde, az yukarıda açıklanan esaslar dikkate alınarak yargılama sonucunda hüküm altına alınacak nispi karar ve ilam harcından ve 6100 sayılı HMK’nın 326/2. maddesi uyarınca hesaplanacak yargılama gideri ile davacı yararına takdir edilecek vekalet ücretinden, her bir davalının, dava konusu taşınmazın tapuda paylı mülkiyet şeklinde kayıtlı olması halinde tapudaki payları, elbirliği mülkiyetinin sözkonusu olması halinde ise miras payları göz önünde bulundurularak sorumlu tutulmaları gerekir
Mahkemece bu hususlar gözardı edilerek, fazla harç, yargılama gideri ve vekalet ücreti hesaplanması doğru görülmediği gibi, hesaplanan miktarların, davalıların payları gözönünde bulundurularak tahsiline karar verilmemiş olması da isabetsiz olmuştur.
5-Davacı tarafın, muhdesatın davacı tarafa aidiyetinin tapu kütüğüne şerhi talebinin reddi, vekalet ücreti takdirini gerektiren bir husus olmamakla, talebin reddi nedeniyle, davacı aleyhine nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Davalılardan … ve …’ın, HUMK’un 432.maddesine göre süresinde olmayan temyiz taleplerinin reddine, temyiz eden diğer tarafların, temyiz itirazlarının 3, 4 ve 5 nolu bentde açıklanan nedenlerle kabülü ile, usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, temyiz eden diğer tarafların sair temyiz itirazlarının yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenle reddine, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz eden taraflara ayrı ayrı iadesine, 12.12.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.