Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2015/16054 E. 2017/17006 K. 18.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/16054
KARAR NO : 2017/17006
KARAR TARİHİ : 18.12.2017

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Borçlu vekili şikayetinde; takibe dayanak ilam ile mahkemece takdir edilen maddi ve manevi tazminatın faizi ile birlikte tahsili yönünde karar verilmediği halde alacaklı tarafından ilama aykırı olarak takip ile faiz talep edildiğini belirterek icra takibinin iptalini talep etmiştir. Mahkemece takibe konu dayanak ilamda faize karar verilmediği, faizin karar kesinleştikten sonra yasal faiz olarak istenebileceği gerekçesi ile şikayetin kabulüne, kesinleşme tarihinden önce işletilen faizin iptaline, iptal edilen kısım için % 20 kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı alacaklı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Takibe dayanak boşanma sonrası açılan maddi ve manevi tazminat davası ilk olarak … 2. Aile Mahkemesi 05.07.2012 tarih, 2010/901 E., 2012/720 …. sayılı dosyası üzerinden görülerek 50.000,00 TL maddi 30.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili yönünde karar verilmiştir. Anılan karar temyiz incelemesi sonucu bozularak son olarak … 2. Aile Mahkemesi, 09.10.2014 tarih, 2014/565 E., 2014/687 …. sayılı karar ile 30.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline, hükmün diğer kısımları onandığından (20.000,00 TL manevi tazminat yönünden) karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kural olarak, ilamda faize hükmedilmemişse, kesinleşmeden infazı istenemeyecek ilamlar hariç, karar tarihinden itibaren faiz talep edilebilir (HGK’nun 05.04.2000 tarih, 2000/12-739 Esas., 2000/746 Karar).
Takip dayanağı ilamda faize hükmedilmemiştir. Bu durumda yukarıda açıklanan kural ışığında faiz ancak karar tarihinden itibaren istenebilir. Mahkemece, ilk karar tarihi olan 05.07.2012’den, bozma sonrası hüküm altına alınan 30.000,00 TL maddi 20.000,00 TL manevi tazminata işleyecek faiz gerektiğinde bilirkişi incelemesi de yaptırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi yerinde olmamıştır.
2- Alacaklı tarafından yapılan takipte borçluya (4-5) örnek icra emri gönderilmiştir. Söz konusu takip ilamlı icra yoluyla başlatılmış olup, İİK’nun 33 ve devamı maddelerinde istemin reddi veya kabulü halinde icra inkar tazminatına hükmedileceğine ilişkin yasal düzenleme bulunmamaktadır. Bu durumda alacaklı davalının kötüniyet tazminatı ile sorumlu tutulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan nedenler ile alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, Mahkeme kararının İİK’nun 366/3. maddesi ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 18.12.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.