Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2015/16373 E. 2017/19023 K. 25.09.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/16373
KARAR NO : 2017/19023
KARAR TARİHİ : 25.09.2017

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin davalı tarafından haksız ve bildirimsiz olarak feshedildiğini belirterek, kıdem ve ihbar tazminatları ile davacıya ödenmediğini iddia ettiği bir kısım işçilik alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının iş sözleşmesinin devamsızlık haklı nedenine dayalı olarak feshedildiğini, dini ve milli bayramlarda çalışmasının olmadığını, fazla çalışma yaptığı zaman bordrolara yansıtılarak ücretinin ödendiğini, yıllık izinlerini kullandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında aylık prim kazancının miktarı ve prim alacağı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Somut olayda; mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, talebi doğrultusunda davacıya ilk yıl hariç aylık en az 900 TL brüt prim ödendiği kabul edilmiş; ancak, 01/08/2012- 15/08/2012 tarihleri arası için talep edilen ücret ve prim alacağının hesabında ise 920,25 TL toplam alacağın bulunduğu belirlenmiştir. Dosya içeriğinde yer alan 10/05/2010 tarihli belgede, davacının 05/04/2010- 04/05/2010 dönemi için hak ettiği 362,50 TL prim bedelini nakit olarak aldığı belirtilmiştir.
Davacı tanıklarından Kaan Başaran, satış temsilcisi olan davacının satış bedeli üzerinden % 4 oranında prim aldığını, diğeri prim de dahil olmak üzere aylık ücretin aylar itibariyle değişkenlik gösterdiğini; davalı tanığı ise önceleri asgari ücrete ilaveten % 4 oranında prim aldıklarını, daha sonraları asgari ücrete ilaveten satış arttıkça yükselen prim ve puanlı ürünlerin satışından alınan ücretin yarısı üzerinden anlaşıldığını belirtmiştir.
Davacının asgari ücret ve prim usulü ile çalıştığı dosya kapsamından anlaşılmakta ise de, çalışma döneminin devamı esnasında alınan ve makbuz hükmünde olduğu anlaşılan söz konusu belge içeriği de gözönüne alındığında, salt tanık anlatımına göre aylık ortalama 900,00 TL brüt prim kazancının bulunduğunun kabulü hatalıdır. Dinlenen her iki taraf tanıklarının da, ücret ve primlerin banka aracılığıyla ödendiğini beyan etmeleri karşısında dosya kapsamına CD olarak sunulan davacının maaş hesabına ilişkin banka kayıtları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek denetime elverişli bilirkişi raporu alınmalı, gerek prim alacağının miktarı, gerekse ödeme savunması yeniden değerlendirilerek sonuca gidilmelidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 25.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.