YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/14945
KARAR NO : 2017/21189
KARAR TARİHİ : 09.10.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : KURUM İŞLEMİNİN İPTALİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; İş Müfettişinin bekçi, ateşçi, sarıcı ve istifçi olarak çalışan bazı işçiler ile kimi büro personelinin beyan ve ifadelerine başvurmadan kendine göre düzenlediği tutanakları imzalatmak istediğini, işçilerin kendi beyanlarını taşımayan bu tutanakları imzalamak istemediklerini, usule aykırı durumun İş Teftiş Kurulu … Grup Başkanının bizzat kendisine telefon ile anlatıldığını, tutanaklardan işçilere suret vermediğinden işçiler ile şirket yetkililerinin tutanakların mahiyetini öğrenemediğini, İş Müfettişinin kendisini yargının yerine koyarak baskıyla düzenlediği tutanaklara istinaden işçilik alacakları yaratmaya çalışıp tutanak tarihinden önceki devreler için de yargı kararı olmaksızın işveren şirketi ödeme yapma mükellefiyeti altına sokmak istediğini, Başmüfettişin inceleme ve soruşturmaya katılmadığı halde, müfettişin düzenlediği tüm tutanak, rapor ve evrakı denetimde bulunmuş gibi imzaladığını ileri sürerek müfettişlik raporunun ve tutanaklarının iptal edilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı Bakanlık vekili; dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaların asılsız, davanın haksız ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu ileri sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere dayanılarak, inceleme raporunun; işyerinde çalışan işçilerden idari birimlerde görevli olanlarla yönetici konumundakiler dışındakilere de yıllık ücretli izin verilmesine ilişkin tespitin, işyerinde çalışan bu işçilerin yıllık toplam çalışmalarının 11 ayın üzerinde olmaması nedeniyle yapılan iş mevsimlik iş kabul edilerek yıllık izinlerin kullandırılmadığına dair müfettiş tespitlerinin iptali ve diğer tespitlerin iptali talebinin reddi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davacı şirket vekili ile davalı Bakanlık vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Uyuşmazlık davalı işyerinde yapılan işin mevsimlik iş olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Çalışmanın sadece yılın belirli bir döneminde yoğunlaştığı işyerlerinde yapılan işler mevsimlik iş olarak tanımlanabilir. Söz konusu dönemler işin niteliğine göre uzun veya kısa olabilir. Her zaman aynı miktarda işçi çalıştırmaya elverişli olmayan ve işyerinde yürütülen faaliyetin niteliğine göre işçilerin her yıl belirli sürelerde yoğun olarak çalıştıkları ve fakat yılın diğer döneminde işçilerin iş sözleşmelerinin ertesi yılın faaliyet dönemi başına kadar ara vermeyi gerektiren işler mevsimlik iş olarak değerlendirilebilir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 53/3 maddesi uyarınca, mevsimlik işlerde yıllık ücretli izinlere ilişkin hükümler uygulanmaz. Bir başka anlatımla, mevsimlik işçi, 4857 sayılı Kanun’un yıllık ücretli izin hükümlerine dayanarak, yıllık ücretli izin kullanma veya buna dayanarak ücret alacağı isteminde bulunamaz. Hemen belirtmek gerekir ki, 53/3. maddede ki kural, nispi emredici kural olup, işçi lehine bireysel iş sözleşmesi ya da toplu iş sözleşmesi ile yıllık ücretli izne ilişkin hükümler düzenlenebilir ve mevsimlik işçiler için yıllık izin hakkı tanınabilir.
Mevsimlik çalışmalarda, kural olarak işçinin yıllık ücretli izin hakkı bulunmamakta ise de, iş yerinde geçen çalışmaların yılda onbir ayın üstünde gerçekleştiği takdirde işçinin dinlenme hakkının varlığının kabulü gerekmektedir. 4857 sayılı Kanun’un 53. maddesinde mevsimlik işlerde yıllık izin hakkının doğmayacağı belirtilmiş ise de, yılın ne kadar bölümünde çalışılma halinde işin mevsimlik iş sayılacağı yönünde bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Şu halde, yılın tamamına yakın bir bölümünde çalışılma halinde Anayasal temeli olan dinlenme hakkının tanınmasının gerekeceği açıktır.
Dosya içeriğine göre; davanın; “yapılan işin mevsimlik iş olmadığı, davacı iş yerinde işçilere yıllık izin kullandırılmadığı, ulusal bayram ve genel tatil günlerine ait izinlerin kullandırılmadığı, ücretlerinin ödenmediğine” dair tespit içeren İş Teftiş Kurulu Başkanlığı’nın 02.06.2011 tarihli iş müfettişi raporuna itiraz niteliği taşıdığı anlaşılmaktadır. Mahkemece alınan bilirkişi raporuna göre yapılan işin mevsimlik iş olduğu kabul edilerek teftiş raporunun bu yöndeki tespitinin iptaline karar verilmiştir. Dairemizce aynı gün eldeki dosya ile birlikte incelenen … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2015/325 esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda işyerinde yapılan işin mevsimlik iş olmadığının tespit edildiği görülmüştür. Her iki dosyanın birlikte incelenmesi sonucunda; işyerinde, her bir çalışma döneminde işçilerin aynı tarihlerde işe başlamadığı ve bırakmadığı, hatta işçilerinin birbirinden farklı tarihlerde işe başladığı ve bıraktığı, işyerinde çalışan işçi sayısının yıl içerisinde değişkenlik arz ettiği, işyerinin hangi tarihlerde üretime ara verdiğinin belli olmadığı, üretimin azaldığı ancak süreklilik arz edecek şekilde devam ettiği, yukarıda izah edilen mevsimlik iş koşullarının oluşmadığı, işyerinde yapılan iş konusunda … 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi’nin 2015/325 esas sayılı dosyasında yapılan tespitin her iki dosyanın kapsamına daha uygun olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenler karşısında, davacı işyerinde yapılan işin mevsimlik iş olmadığının kabulü ile dava konusu yapılan raporun bu tespite göre değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir.
SONUÇ:
Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 09/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.