Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2017/4166 E. 2017/16287 K. 06.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/4166
KARAR NO : 2017/16287
KARAR TARİHİ : 06.12.2017

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kiralananın Tahliyesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Dava, kesinleşen icra takibi nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Türk Borçlar Kanunu’nun 315. maddesi hükmü uyarınca temerrüt nedeniyle açılacak tahliye davasının kural olarak kiraya veren tarafından açılması gerekir. Kiralanan paylı mülkiyete konu ise pay ve paydaş çoğunluğunun sağlanması, elbirliği halinde mülkiyete konu teşkil ediyorsa tüm ortakların davaya katılmaları gerekir. Bu koşullar birlikte dava açma şeklinde gerçekleşebileceği gibi bir paydaş tarafından açılan davaya sonradan diğer paydaşların onaylarının alınması şeklinde de sağlanabilir. Elbirliği mülkiyetinde, ortakların davaya katılmaları sağlanamaz ise miras bırakanın terekesine temsilci atanması sağlanarak temsilci huzuruyla dava yürütülür. Dava hakkına ilişkin olan bu hususların mahkemece kendiliğinden göz önünde bulundurulması gerekir.
Olayımıza gelince; davacı alacaklı …, başlangıç tarihi belli olmayan ve beş yıl süreli yazılı kira sözleşmesine dayanarak 04/12/2015 tarihinde başlattığı tahliye talepli icra takibi ile 2.529,01 TL kira ve işlemiş faiz alacağının tahsilini talep etmiş, davalı borçlu ödeme emrine itiraz etmeyerek takibin kesinleşmesine sebebiyet vermiştir.
Taraflar arasında uyuşmazlık bulunmayan takip dayanağı kira sözleşmesinden kiraya verenin … olduğu, kiraya verenin 04/01/2015 tarihinde vefat ederek geriye mirasçı olarak davacı … ile dava dışı …. kaldığı anlaşılmaktadır.
Mirasçılar arasında elbirliği mülkiyeti mevcuttur. Ancak elbirliği mülkiyeti halinde temerrüt nedeniyle tahliye kararı verilebilmesi için icra takibinin tüm ortaklar tarafından yapılması ve davanın da birlikte açılması zorunludur. Davadaki eksiklik sonradan giderilebilir ise de ihtarnamedeki eksikliğin sonradan giderilmesi mümkün değildir. Temerrüt ihtarnamesi yerine geçen, icra takibi mirasçılardan … tarafından tek başına yapılmış olup mirasçıların davaya muvafakat ettiklerini bildirmeleri ile takipteki eksiklik giderilmiş sayılmaz. Bu durumda, Mahkemece yukarıda açıklanan hususlar gözönünde bulundurularak tahliye talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde tahliye talebinin kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenle,davalı borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK’nun 366. ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 06/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.