Yargıtay Kararı 17. Ceza Dairesi 2015/26238 E. 2017/15267 K. 05.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/26238
KARAR NO : 2017/15267
KARAR TARİHİ : 05.12.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Suç tarihi olan 15.08.2013 günü yaz saati uygulaması ile birlikte güneşin saat 20:05’de doğduğu, saat 21:05’den sonrasının gece vakti olduğu, sanığın 06.12.2013 tarihli celsedeki savunmasında atılı suçları saat 22:00-22:30 sıralarında işlediğini belirttiği, suçların gece vakti işlendiğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında hırsızlık suçu yönünden 143/1. işyeri dokunulmazlığının ihlali suçundan 116/4. maddelerinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini,
2-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03/02/2009 tarih, 2008/11-250 Esas ve 2009/13 Karar sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde dikkate alınacak zararda, mahkemece kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, işyeri dokunulmazlığının ihlali suçunun zarar doğurmaya elverişli suçlardan olmadığı sanık hakkında, 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin 6. fıkrasının (b) bendinde belirtilen “kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre hukuki durumunun belirlenmesi ve Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde takdirin gerekçelerinin kararda gösterilmesi gerekirken, “mağdurun zararının giderilmemiş olması” biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3-TCK’nın 51. maddesi cezanın doğrudan sanığın kişiliğine uydurulmasını öngören bir kişiselleştirme müessesesidir. TCK’nın 51. maddesi iki yıl veya daha az süreli hapis cezasına mahkum edilen kişinin cezası ertelenebilir. Erteleme kararı verilebilmesi için kişinin,
a-)Daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkum edilmemiş olması,
b-)Suç işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaat oluşması gerekir, şartına bağlanmıştır.
Buna göre; sanığın, adli sicil kaydı incelendiğinde suç tarihinden önce kesinleşen herhangi bir hükümlülüğün bulunmadığı anlaşılmakla ”sanığın incelenen adli sicil kaydına göre geçmişte kasıtlı suçtan mahkum olduğu nedenine dayanılarak, dosya içeriğine uygun ve yeterli olmayan gerekçe ile sanık hakkında cezanın ertelenmesine yer olmadığına karar verilmesi,
4- T.C. Anayasa Mahkemesi’nin, TCK’nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olması nedeniyle iptal kararı doğrultusunda TCK’nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
5- 8,00 TL yargılama giderinin 6352 sayılı Yasa’nın 100. maddesi ile CMK’nın 324. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen cümle gereğince, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutardan az olduğunun ve bu nedenle sanığa yargılama gideri olarak yükletilmeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ile o yer Cumhuriyet Savcısı’nın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 05/12/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.