Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2017/3629 E. 2017/7321 K. 26.09.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/3629
KARAR NO : 2017/7321
KARAR TARİHİ : 26.09.2017

MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi
SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Şikayetçiler …,…’ın adlarının gerekçeli karar başlığında gösterilmemesi mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hata olarak görülmüştür.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre;
İpotek tesisine ilişkin resmi senette mal alımı anlaşmasına istinaden ipotek tesis edildiğinin bildirilmesine göre, taraflar arasındaki mal alımı anlaşmasının ne olduğu hususunda araştırma yapılmadan ve aralarında akrabalık bağı olup olmadığı tespit edilmeden eksik araştırma ile ayrı ayrı cezalandırılmalarına karar verilmesi,
Kabule göre de;
Mükerrer cezalandırılmaya neden olunmaması veya müsned suçun tek suç oluşturup oluşturmadığı veya TCK’nın 43. maddesinin uygulanma koşullarının tartışılması bakımından, aynı konuda dava olduğu bildirilen aynı Mahkemenin 2012/455 esas sayılı dosyasının getirtilip incelenilmemesi ve birleştirme hususunun düşünülmemesi,
02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde değişiklik yapılarak madde içeriğinden “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile” ibaresinin çıkarılması nedeniyle özel bir etkin pişmanlık hükmü olan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 354. maddesinin aynı Kanun’un 337/a maddesinde düzenlenen suç yönünden uzlaşma kurumunun uygulanmasına engel teşkil etmemesi, suçun işlenmesinden sonra fail ile mağdur arasındaki çekişmeyi bir uzlaştırmacının girişimiyle kısa zamanda tarafların özgür iradeleriyle ve adli merciler daha fazla meşgul edilmeden sonuçlandırmayı amaçlayan uzlaşmanın soruşturma ve kovuşturmalarda mutlaka öncelikle uygulanması zorunlu bir maddi ceza ve ceza muhakemesi hukuku kurumu olması ve İcra ve İflas Kanunu’nun 354. maddesinin yerine geçip anılan maddenin uygulanmasını ortadan kaldırmaması karşısında, sanıklar hakkında 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik CMK’nın 253, 254. maddelerinin uygulanması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanıklar müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 26.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.