Yargıtay Kararı 17. Ceza Dairesi 2017/3951 E. 2017/15282 K. 05.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/3951
KARAR NO : 2017/15282
KARAR TARİHİ : 05.12.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Beraat

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanık hakkında kuruma kaydı olmayan sayaçtan geçirmek suretiyle elektrik kullandığının kaçak elektrik tespit tutanağı ile tespiti karşısında; suça konu işyerinde kullanılan sayacın kullanıcı tarafından her zaman değiştirilmesinin mümkün olduğu da dikkate alınarak, tüketimi eksik gösterip göstermediği veya sayaca tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde müdahale edilip edilmediğinin tespiti için,CGK’mn 16/05/2006 tarih, 2006/7-137 Esas ve 142 Karar ile 13/06/2006 tarih, 2006/7-160 Esas ve 161 Karar sayılı kararlarında da belirtildiği gibi, suça konu gerçek kullanım miktarını belirlemek amacıyla; kaçak elektrik tespit tutanağına konu işyerinde kaçak ya da usulsüz kullanımın ne zaman başladığının gerekirse komşu, mülk sahibi gibi tanıklara da sorulması, kolluk araştırması, vergi kayıtları, ticaret sicil bilgileri, sabit-cep telefonu abonelik ve adresleri gibi araştırmalar ile kesin olarak saptanarak ve sanık halen suça konu yerde çalışıyor ise keşif yapılıp elektrikle çalıştırılan cihazlardan hareketle tesbit edilecek kurulu güce göre, çalışmıyor ise; yazılmışsa kaçak elektrik tespit tutanağındaki kurulu güce göre,tesbit tutanağında belirtilen devreden geçen anlık akım miktarına göre, yazılmamışsa ihtilafsız aynı dönemdeki tüketim miktarına, aynı yörede bulunan benzer kullanım yerlerine,projesinde belirtilen güce veya ortalama çalışma saatlerine göre, suç tarihine kadar tüketilmesi gereken elektrik miktarının ve vergiler dahil cezasız usulsüz elektrik kullanım bedeli tespit edilerek, sayaçtan geçirerek kullanım sebebiyle sayaçtan geçen miktara ilişkin endeksin belirlenen gerçek ihtiyaç ile karşılaştırılıp orantılı olup olmadığına dair yeterli içerik ve nitelikte uzman bilirkişiden rapor alındıktan sonra; sanığın tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek bir eyleminin olmadığı, karşılıksız yararlanma kastıyla hareket etmediği tesbiti halinde beraat kararı verilmesi gerekeceği, sanığın tüketim miktarının belirlenmesini engelleyerek karşılıksız yararlanma kastıyla hareket ettiğinin tesbiti halinde ise sanık tarafından sunulan belgeler eklenerek katılan kuruma yeniden müzekkere yazılarak suça konu tutanak nedeniyle yapılan ödeme olup olmadığı kesin olarak tespit edilerek, suça konu tutanağa ilişkin ödeme olduğunun ve bilirkişi tarafından belirlenen vergiler dahil cezasız kaçak kullanım bedelini karşıladığının tespiti halinde, 6352 sayılı Yasa’nın Geçici 2/2 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/4-(a) maddeleri uyarınca sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına, karşılamadığının veya suça konu tutanağa ilişkin ödeme olmadığının tespiti halinde ise; 02/07/2012 tarihli 28344 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanıp 05/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun’un geçici 2/1 ve 2. fıkrası gereğince kurum zararının yürürlük tarihinden itibaren 6 aylık sürede ödenmesi, mahkemelerce dosyaların elinde olmaması gerçek zararın usulünce belirlenememiş olması vb sebeplerle hak kaybına yol açmamak amacıyla 15/03/2016 tarih, 2014/13-409 Esas ve 2016/124 Karar sayılı Ceza Genel Kurulu kararı ile de kabul edildiği üzere bilirkişi tarafından normal tarifeye göre hesaplanan vergili ve cezasız kurum zararının, kısmi ödeme halinde ise mahsup edildikten sonra kalan miktar belirlenip belirlenen zararı, verilecek makul sürede ödenmesi halinde ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceği, ödenmediği takdirde yargılamaya devamla dosyadaki delillere göre hüküm kurulacağı tebliğ ve ihtar edilip,yüze karşı ise talep etmesi halinde, tebliğ yapılıyor ise her halde makul bir süre verilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği halde uyulan bozma ilamındaki eksiklikler yerine getirilmeden eksik kovuşturma ile sanığın beraatine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan BEDAŞ vekilinin temyiz nedeni bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 05.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.