YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/15835
KARAR NO : 2017/15314
KARAR TARİHİ : 05.12.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Yargılamaya konu tutanak dışında aynı yere ilişkin 03.02.2007 tarihli tutanağında düzenlendiği dosya tetkikinden anlaşılmakla; gerçeğin şüpheye yer vermeyecek şekilde açığa çıkartılması, zincirleme suç hükümlerinin uygulama yeri bulunup bulunmadığının tespiti ile varsa mükerrer cezalandırılmanın önüne geçilmesi bakımından, 03.02.2007 tarihli tutanağa ilişkin açılmış dava olup olmadığı, açılmış dava var ise söz konusu dava dosyasının getirtilerek suç ve iddianame tarihleri tereddüde mahal bırakmayacak şekilde belirlenip, tutanaklar arasındaki sürede ve CGK’nın 21.05.2013 tarih, 2012/13-1543 Esas ve 2013/257 Karar, 15.03.2016 tarih, 2014/10-847 Esas ve 2016/120 Karar sayılı kararlarındaki ilkelerde dikkate alınarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı husunda araştırma yapılmamış olması,
2-10.03.2007 tarihli kaçak elektrik tespit tutanağına istinaden açılan kamu davasında mahkeme tarafından alınan bilirkişi raporu sonucunda, bilirkişi raporunda sanığın karşılıksız yararlanma kastı ile hareket ettiğinin tespit edilmesi ve normal tarifeye göre vergili cezasız kurum zararının hesaplanmasına rağmen; sanığa bilirkişi raporunun tebliğ edilmediği ve usulüne uygun ihtarın yapılmaması karşısında; 02/07/2012 tarihli 28344 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanıp 05/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun’un geçici 2/1 ve 2. fıkraları gereğince kurum zararının yürürlük tarihinden itibaren 6 aylık sürede ödenmesi, mahkemelerce dosyaların elinde olmaması gerçek zararın usulünce belirlenememiş olması vb sebeplerle hak kaybına yol açmamak amacıyla 15/03/2016 tarih, 2014/13-409 Esas ve 2016/124 Karar sayılı CGK kararı ile de kabul edildiği üzere bilirkişi tarafından normal tarifeye göre hesaplanan vergili ve cezasız kurum zararının, varsa daha önce yapılan ödemeler kurumdan sorulup mahsup edildikten sonra kalan miktar belirlenip verilecek makul sürede ödenmesi halinde CVYO’na karar verileceği, ödenmediği takdirde yargılamaya devamla dosyadaki delillere göre hüküm kurulacağı tebliğ ve ihtar edilip, yüze karşı ise talep etmesi halinde, tebliğ yapılıyor ise her halde makul bir süre verilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği halde eksik kovuşturma ile sanığın mahkumiyetine karar verilerek hükmü kurulması,
Kabule göre de;
3-Sanık hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında TCK’nın 50/1-a., adli para cezasının gün karşılığının belirlenmesinin yasal dayanağını oluşturan TCK’nın 52/2. maddelerinin gösterilmemesi ve adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının belirtilmemesi suretiyle CMK’nın 232/6 ve TCK’nın 52/3. maddelerine aykırı davranılması,
4-Sanık hakkında TCK’nın 50. maddesi gereği hapis cezasının paraya çevrilmesi esnasında sanığın 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılması yerine 3.000.00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesininin gözetilmesine, 05.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.