Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2017/38499 E. 2017/18303 K. 18.09.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/38499
KARAR NO : 2017/18303
KARAR TARİHİ : 18.09.2017

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : TESPİT

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı isteminin özeti:
Davacı, Köy Hizmetleri İl Müdürlüğü’nde geçici işçi olarak çalışmaya başladığını, başından beri … Yol Yapı İnşaat İşçileri (…) Sendikası üyesi olduğunu, 2001 yılında belirsiz süreli hizmet akdiyle kadrolu statüye geçirildiğini, kadrolu statüye geçirilirken önceki hizmetlerinin nazara alınmadığını, yeni başlayan işçi gibi ilk derece ve kademeden işe başlatıldığını, fark alacaklarının ödenmesi için yaptığı başvuruların sonuçsuz kaldığını belirterek geçici işçi statüsünde çalıştığı sürelerinde dikkate alınması suretiyle derece ve kademesinin tespit edilmesini ve söz konusu yanlış intibak sebebiyle oluşan bir kısım fark işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı cevabının özeti:
Davalılar, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme kararının özeti:
Bozma ilamına uyulan Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Yargıtay (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesinin 11.05.2016 tarihli bozma ilamından sonra Mahkemece bozma ilamına uyulduğu ve davacının taleplerine ilişkin olarak bozma öncesi dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporunun hükme esas alındığı görülmektedir. Ancak, bilirkişi raporu denetime elverişli değildir. Dosya içeriğinden, bir kısım eksikliklerin bulunduğu da anlaşılmaktadır.
Dosyada davacının çalıştığı dönemler ve emekli olduğu tarih itibariyle yürürlükte olan toplu iş sözleşmelerinin bulunmadığı, sadece 1999-2001 yılları arasında yürürlükte olan toplu iş sözleşmesinin bir kaç sayfasının sunulduğu görülmektedir. Toplu iş sözleşmeleri dosyada olmadığı gibi toplu iş sözleşmelerinde yer alan derece pozisyon cetvellerinin de bulunmadığı, davacının sendika üyeliğine ilişkin kayıtların ve işyeri şahsi dosyasının getirtilmediği anlaşılmaktadır. Diğer yandan, davacının görevi, pozisyonu, kadrolu işçi olduğunda derece-kademesi, emekli olduğunda son derece-kademesi de tespit edilememektedir. Dosyada davacının Karayolları Bölge Müdürlüğünde çalıştığı dönemlere ilişkin yevmiye tahakkuk bordrolarının bulunduğu, ancak bordrolarda yer alan ortalama yevmiyeleri ile bilirkişi raporunda belirtilenlerin birbiriyle örtüşmediği, davacının önceki çalışmasına ilişkin herhangi bir ödeme belgesinin de bulunmadığı görülmektedir. Hizmet döküm cetvelinden davacının 2005 yılından önceki çalışmalarına ilişkin işverenlerin şahıs olduğu, …’dan gelen evraklara göre İzmir … veya Köy Hizmetleri işveren olarak görülmemektedir. Ayrıca, bilirkişi raporunda hesaplama tablosunda Özkan Bodur isminin yer alması da anlaşılamamaktadır.
Bu durumda, Mahkemece yapılacak iş yukarıda belirtilen hususlar gözönünde bulundurularak ve eksiklikler tamamlandıktan sonra bilirkişiden denetime elverişli rapor alınmalıdır. Eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmamıştır.
2-Diğer yandan, 6772 sayılı Kanunda düzenlenmiş ilave tediye alacağına, yasal faiz işletilmesi gerekirken en yüksek banka mevduat faizi işletilmesine hükmedilmesi hatalıdır.
3-Dava dilekçesinde talep edilen alacaklar için faiz isteminde bulunulmamasına rağmen Mahkemece kısmi dava konusu yapılan miktarlar yönünden dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi isabetli olmamıştır. Davacı ıslah dilekçesinde faiz talebinde bulunmuş olup, sadece ıslahla arttırılan miktarlara ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmelidir.
4-Ayrıca, dava dilekçesindeki işsizlik sigortasına kesilen alacak talebine ilişkin olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmaması hatalı olup bozma sebebidir.
5-Davacının emekli olduğu tarih yerine dava tarihinde intibakının yapılması da bir başka bozma sebebidir.
6-Davalı … Genel Müdürlüğü harçtan muaf olmasına rağmen davalı kurum aleyhine harca hükmedilmesi ve yargılama giderleri içindeki harçlar yönünden de diğer davalıyla birlikte aleyhine hüküm kurulması isabetsiz olup bir başka bozma sebebidir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, 18.09.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.