Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2017/39323 E. 2017/19573 K. 27.09.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/39323
KARAR NO : 2017/19573
KARAR TARİHİ : 27.09.2017

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı … Belediye Başkanlığı ile ihbar olunan … vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının kıdem ve ihbar tazminatları ile bir kısım işçilik alacaklarının davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalılar vekilleri, davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı, davalı … ile ihbar olunan Konak Belediyesi vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
İhbar Olunan Konak Belediye Başkanlığının temyizi yönünden;
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 61-64.maddelerine göre dava ihbar olunan gerçek ve tüzel kişi, davada taraf sıfatını kazanamaz. Bir davada hüküm, davanın tarafları arasında kurulur. Bu nedenle hükmü temyiz etme hakkı davada taraf olan kişilere aittir. Kural olarak kendisine dava ihbar olunan davaya katılmadıkça (müdahil olmadıkça) mahkemece verilen kararı temyiz etme hakkı yoktur. Ancak, mahkemece usul ve yasaya aykırı olarak taraf sıfatını almayan dava ihbar olunan kişi hakkında hüküm kurulmuşsa, ihbar olunan hükmün kendisiyle ilgili bölümünü temyiz edebilir.
Somut olayda, mahkemece hüküm altına alınan alacakların davalılardan tahsiline karar verilmiş olup; dava davalı tarafın istemi ile ihbar olunmuşsa da, ihbar olunan davaya katılmadığı gibi kendisine davayı ihbar eden davalıyı temsil etmek istediğini de bildirmemiştir. Başka bir deyişle ihbar olunan davada taraf sıfatını kazanmamıştır. Hal böyle olunca ihbar olunanın temyiz hakkı yoktur.
O halde ihbar olunan Konak Belediyesinin temyiz dilekçesinin, ihbar olunanın temyiz hakkı olmadığından REDDİNE karar vermek gerekmiştir.
Davalı Belediyenin Temyiz İtirazlarına Gelince,
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı belediyenin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Mahkemece, taleple bağlılık ilkesi nedeniyle fesih tarihindeki işveren olan davalı şirketin kendi dönemi ile sınırlı olarak sorumlu olduğu belirtilerek kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları hüküm altına alınmıştır. Ne varki hüküm yerinde davalı şirketin talep nedeniyle sorumlu olduğu miktarın açıkça belirtilmemiş olması infazda tereddüt yaratır mahiyette olduğundan hatalı ise de, yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/7. maddesi uyarınca aşağıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Sonuç:
Kararın hüküm kısmının;
”1-12,069,37 TL brüt kıdem tazminatının aktin feshi tarihi olan 31/12/2012 tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte,
2-2.904,72 TL brüt ihbar tazminatı alacağının dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte,
3-500,00 TL brüt ulusal bayram ve genel tatil ücret alacağının dava tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte,
4-3,448,50 TL brüt yıllık izin ücret alacağının 3.000,00 TL sinin dava tarihinden itibaren, kalanın ise 28/04/2014 ıslah tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte,
Davalı şirketin kendi döneminden sorumlu olması kaydıyla, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
Davacının ulusal bayram ve genel tatil ücret alacağına ilişkin fazla hakların saklı tutulmasına,
Davacının, fazla çalışma ücret alacağına ilişin talebi ile fazlaya ilişkin istemin reddine,” şeklinde olan 1,2,3 ve 4. bentlerinin hüküm yerinden tamamen çıkartılmasına, yerlerine;
”1-12,069,37 TL brüt kıdem tazminatının ( davalı şirketin taleple bağlılık ilkesi nedeniyle brüt 4.139,65 TL sinden sorumlu olması kaydıyla) aktin feshi tarihi olan 31/12/2012 tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte,
2-2.904,72 TL brüt ihbar tazminatı alacağının ( davalı şirketin taleple bağlılık ilkesi nedeniyle brüt 2.178,54 TL sinden sorumlu olması kaydıyla) dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte,
3-500,00 TL brüt ulusal bayram ve genel tatil ücret alacağının (davalı şirketin taleple bağlılık ilkesi nedeniyle brüt 126,36 TL sinden sorumlu olması kaydıyla) dava tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte,
4-3,448,50 TL brüt yıllık izin ücret alacağının( davalı şirketin taleple bağlılık ilkesi nedeniyle brüt 1.254,00 TL sinden sorumlu olması kaydıyla), 3.000,00 TL sinin dava tarihinden itibaren, kalanın ise 28/04/2014 ıslah tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
Davacının ulusal bayram ve genel tatil ücret alacağına ilişkin fazla hakların saklı tutulmasına,
Davacının, fazla çalışma ücret alacağına ilişin talebi ile fazlaya ilişkin istemin reddine,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına; hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının talep halinde ilgililere iadesine, 27.09.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.