Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2017/4900 E. 2017/15541 K. 28.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/4900
KARAR NO : 2017/15541
KARAR TARİHİ : 28.11.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Sanığın eylemi neticesinde mağdurdaki yaralanmanın, yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olduğu ayrıca hayat fonksiyonlarını orta (2.) derecede etkileyen kemik kırığının meydana geldiği olayda, birden fazla nitelikli hal ihlaline neden olan sanık hakkında TCK’nin 86/1 maddesince temel cezaya hükmedilirken meydana gelen zararın ağırlığı ve kastının yoğunluğu da dikkate alınarak TCK 61 ve TCK 3. maddesindeki orantılılık ilkesi gözetilerek alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2) Tüm dosya kapsamında sanığın eylemini taş ile gerçekleştirdiği anlaşılmasına göre, cezasında TCK’nin 86/3-e maddesi gereğince artırım yapılması gerektiğinin ve TCK’nin 86/1-3-e, 87/1-d-son maddeleri gereğince sanığa verilecek cezanın 5 yıldan az olamayacağının gözetilmemesi,
3) Sanığın kasten yaralama eylemi nedeniyle mağdurun yaşamsal tehlike geçirdiği ve orta (2) derecede kemik kırığı olacak şekilde yaralandığı olayda, sanık hakkında yalnızca daha ağır neticesi olan yaşamsal tehlike geçirecek şekilde yaralama nedeniyle aynı kanunun TCK’nın 86/1, 86/3(e), 87/1-d-son maddeleri uyarınca uygulama yapılması gerekirken, yaralanma sırasında kemik kırığının da meydana geldiğinden bahisle sanığın temel hapis cezasının ayrıca TCK’nın 87/3. maddesi gereğince arttırılması,
4) Olayda mağdurdan kaynaklanan ve sanığa yönelen haksız tahrik oluşturacak herhangi bir söz veya eylem bulunmadığı halde sanık lehine TCK 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükmünün uygulanması,
5) Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, ceza miktarı açısından CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 28.11.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi