Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2014/8863 E. 2017/4439 K. 19.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/8863
KARAR NO : 2017/4439
KARAR TARİHİ : 19.10.2017

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : İcbar suretiyle irtikap
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Suçtan zarar gören İçişleri Bakanlığı vekilinin 07/07/2014 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilen hükmü CMUK’nın 310/1. maddesinde yer alan bir haftalık yasal süreden sonra 16/07/2014 tarihinde temyiz ettiği anlaşılmakla temyiz isteminin aynı Kanunun 317. maddesi uyarınca REDDİNE, incelemenin sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Suç tarihinde … Asayiş Şube Büro Amirliğinde polis olarak görev yapan sanıkların, araç kiralama işi yapan müştekilerin araçlarının hırsızlık olayına karışması nedeniyle müştekileri baskı altına alarak ve görevlerinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanarak kendilerine yarar sağlamaya icbar ettikleri iddiası ile cezalandırılmaları talebiyle açılan kamu davasında, 08/02/2010 tarihinden önce meydana geldiği iddia edilen menfaat teminine yönelik olaylara dair müştekilerin soyut iddiaları ile müştekilerin çalışanı olan tanık …’nın aşamalardaki çelişkili beyanları haricinde delil bulunmadığı, 08/02/2010 tarihinde düzenlenen suç üstü operasyonu sırasında ise daha önceden seri numaraları alınan paraların sanıkların üzerlerinde ve araç içerisinde ele geçirilemediği, araçlarının durdurulduğu yere yakın mesafedeki park içerisine atılı şekilde bulunduğu, operasyonda görev alan polis memurlarının aracın camlarının kapalı olduğu ve sanıkların parayı atmaya çalıştıklarına dair bir hareketlerini görmediklerini beyan ettikleri, müştekinin üzerine yerleştirilen cihaz ile elde edilen ses kaydında para alış verişine dair bir beyanın da bulunmadığı nazara alındığında sanıklar lehine şüphe oluşmakla atılı suçtan beraatlarine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kabule göre de;
Suçu TCK’nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanıklar hakkında aynı Yasanın 53/5. maddesi uyarınca hak yoksunluğuna
-2-
hükmolunmaması,
Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı Kararının 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle TCK’nın 53. maddesiyle ilgili yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK’nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 19/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.