YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/13633
KARAR NO : 2017/15167
KARAR TARİHİ : 22.11.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLER : Mahkumiyetlerine dair
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanık … hakkında mağdur …’ı kasten yaralama suçundan açılan kamu davası hakkında mahkemesince her zaman bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.
1) Sanıklar Kerim ve İsmail hakkında müşteki … ve mağdur …’yu kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanıkların yaralama eylemini kamu görevlisine karşı silah vasfındaki vasıta ile gerçekleştirdiği kabul edildiği halde, 5237 sayılı TCK’nin 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılmaması karşı temyiz olmadığından ve yine Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık … müdafi ile sanık …’in temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin isteme uygun olarak ONANMASINA,
2)Sanık … hakkında mağdur …’i ve sanık … hakkında mağdur …’ı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a)Karşılıklı kavga şeklinde gerçekleşen olayda, sanıkların da yaralandığının anlaşılması karşısında, ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiği hususunda taraflar arasında farklı beyanlar bulunduğu, Yargıtay Ceza Genel
2) Kurulu’nun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas – 367 Karar sayılı kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu ceza dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde şüpheli kalan bu halde sanıklar lehine alt sınırdan 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesindeki haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
b) Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerle 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.