Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2013/12454 E. 2014/21264 K. 03.07.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12454
KARAR NO : 2014/21264
KARAR TARİHİ : 03.07.2014

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, kıdem tazminatı farkı, kesintiler, fazla mesai ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili ; müvekkilinin davalı işyerinde 05.09.2005-15.09.2009 tarihleri arasında çalıştığını, çalıştığı süre içinde yasal dayanağı olmayan avans yada araç kesintisi adı altında kesintiler yapıldığını, kıdem tazminatının eksik ödendiğini, yemek parasının indirildiğini, ihtarname ile talep etmesine rağmen alacaklarının ödenmediğini beyanla fazla mesai ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti, kesintiler karşılığı alacak ve kıdem tazminatı farkı alacaklarının faizleriyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili ;kesintilerin nedenlerinin sözleşme ile belirlendiğini, davacının iş akdinin performansındaki düşüklük nedeniyle savunması alınmak ve bildirim sürelerine uyularak kıdem tazminatı ödenmek suretiyle feshedildiğini, kıdem tazminatından kesilen tutarların yapılan tahsilatlardaki gecikmelerden kaynaklandığını beyanla davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece; ücretin hak kazanmak için belirli sonuçların gerçekleşmesine bağlanması yasal olarak mümkün olmadığı,işletme riskinin işveren üzerinde olduğu, somut olayda işçinin kasten sebebiyet verdiği , yargı kararı ile sabit bir zarardan doğan bir alacak bulunmadığı, davacının kıdem tazminatından yapılan kesintinin yasal dayanağı bulunmadığı, bu nedenle kıdem tazminatı farkı alacağının kabulü gerektiği,4857 sayılı İş Kanunu’nun 62. maddesi uyarınca işçinin ücretinden her ne şekilde olursa olsun eksiltme yapılamayacağı gerekçesi ile kesinti tutarları alacağına yönelik talebin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davacı ve davalı vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Mahkemece hüküm altına alınan ücret kesinti alacağının tamamına temerrüt tarihinden itibaren faize hükmedilmesi ve temerrüt tarihinin ayrıca yazılması gerekirken alacağın 50.00 TL sine temerrüt tarihinden, kalan kısmına ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi hatalı ise de bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/7. maddesi uyarınca aşağıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ:
Hüküm fıkrasındaki; “7.486,00 TL brüt ücret kesinti alacağının (50,00 TL sine temerrüt tarihinden , kalan kısmına ıslah tarihinden itibaren) bankalarca mevduata uygulanan en yüksek banka faizi ile birlikte ” cümlesi çıkartılarak yerine “7.486.00 TL brüt ücret kesinti alacağının tamamına 09.03.2010 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte” cümleleri yazılması suretiyle hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA aşağıda yazılı temyiz giderinden 00,90 TL’nin davacıya, arta kalanın davalıya yükletilmesine 03.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.