YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/15727
KARAR NO : 2017/15310
KARAR TARİHİ : 05.12.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-Borçtan dolayı kesilen elektriği açarak elektrik kullanıldığının KET ile tesbiti karşısında; sanığın işyerinde kullandığı sayacın doğru ölçüm yapmasının engellenip engellenmediğinin tesbiti için, CGK’nın 16/05/2006 tarih, 2006/7-137 Esas ve 142 Karar ile 13/06/2006 tarih, 2006/7-160 Esas ve 161 Karar sayılı kararlarında da belirtildiği gibi, suça konu gerçek kullanım miktarını belirlemek amacıyla; KET’na konu yerde ne zamandan beri çalışıldığı, kaçak ya da usulsüz kullanımın ne zaman başladığının gerekirse komşu, mülk sahibi gibi tanıklara da sorulması, kolluk araştırması, MERNİS, ticaret sicili, vergi kayıtları, sabit-cep telefonu abonelik ve adresleri gibi araştırmalar ile kesin olarak saptanması; sanık halen suça konu yerde; çalışıyor ise keşif yapılıp elektrikle çalıştırılan cihazlardan hareketle tesbit edilecek kurulu güce veya tüketim ihtiyacına göre, çalışmıyor ise;ihtilafsız aynı dönemdeki tüketim miktarına göre, suç tarihine kadar tüketilmesi gereken elektrik miktarının ve vergiler dahil cezasız usulsüz elektrik kullanım bedeli tespit edilerek, sayaçtan geçirerek kullanım sebebiyle sayaçtan geçen miktara ilişkin endeksin belirlenen gerçek ihtiyaç ile karşılaştırılıp orantılı olup olmadığına dair yeterli içerik ve nitelikte uzman bilirkişiden rapor alındıktan sonra; sanığın tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek bir eyleminin olmadığı, karşılıksız yararlanma kastıyla hareket etmediği tesbiti halinde beraat kararı verilmesi gerekeceği, sanığın tüketim miktarın alınan bilirkişi raporu ile sanığın tüketim miktarının belirlenmesini engelleyerek karşılıksız yararlanma kastıyla hareket ettiğinin tesbiti halinde ise; 02/07/2012 tarihli 28344 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanıp 05/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun’un geçici 2/1 ve 2. fıkrası gereğince kurum zararının yürürlük tarihinden itibaren 6 aylık sürede ödenmesi, mahkemelerce dosyaların elinde olmaması gerçek zararın usulünce belirlenememiş olması vb sebeplerle hak kaybına yol açmamak amacıyla 15/03/2016 tarih 2014/13-409 Esas ve 2016/124 Karar sayılı kararı ile de kabul edildiği üzere bilirkişi tarafından normal tarifeye göre hesaplanan vergili ve cezasız kurum zararının, varsa suça konu tutanak nedeniyle daha önce yapılan ödemeler kurumdan sorulup mahsup edildikten sonra kalan miktar belirlenip verilecek makul sürede ödenmesi halinde CVYO’na karar verileceği, ödenmediği takdirde yargılamaya devamla dosyadaki delillere göre hüküm kurulacağı tebliğ ve ihtar edilip yüze karşı ise talep etmesi halinde, tebligat yapılıyorsa her halde makul bir süre verilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği halde eksik kovuşturma ile sanığın mahkumiyetine karar verilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması,
Kabule göre de;
2-TCK’nın 53/4. maddesi uyarınca kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında TCK’nın 53/1. maddesinde öngörülen hak yoksunluklarına karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz nedeni bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 05/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.