YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/43958
KARAR NO : 2017/28461
KARAR TARİHİ : 12.12.2017
MAHKEMESİ : … 5. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : İŞE İADE
İLK DERECE
MAHKEMESİ : … 10. İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 08.12.2014-20.06.2016 tarihleri arasında davalı şirkette … … Satış Müdürü olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin görevini ihmal ettiği, ödevli bulunduğu görevleri hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar ettiği şeklinde soyut isnatlar ile savunması alınarak iş sözleşmesinin haklı ve geçerli bir sebep olmadan feshedildiğini ileri sürerek, feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin mağduriyetine sebebiyet vermemek için geçerli sebeple tüm hakları ödenmek suretiyle feshedildiğini, ayrıca davalıya ait işyerinde çalışan sayısının dört olması sebebiyle davacının iş güvencesi kapsamı dışında olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
Mahkemece, iş sözleşmesinin feshinde davacının savunmasının alınmadığı, ayrıca davalı işverenin tanıkların soyut beyanları dışında feshi gerektiren sebepleri ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile feshin geçersizliğine, davacının davalı şirketteki işine iadesine, işe başlatılmama halinde davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının davacının dört aylık brüt ücreti olarak belirlenmesine, davacının süresi içinde başvurması halinde hak kazanacağı en çok dört aya kadar ücret ve haklarının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu:
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, istinaf dilekçesinde bildirilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ile tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde davacının çalışmaya başlamasından sonra … tahsilatlarında sorun yaşanmaya başlandığı, davacının savunması istenmesine rağmen savunma vermekten kaçındığı, bu durumun işverence çekilmez hal almasının kaçınılmaz olduğu ve işverenin bu koşullarda davacı ile çalışmasının beklenemeyeceği, netice olarak işveren feshinin geçerli bir sebebe dayandığı gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar yasal süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
Taraflar arasında fesih tarihi itibariyle işverence otuz veya daha fazla işçi çalıştırılıp çalıştırılmadığı ve dolayısıyla davacının iş güvencesi kapsamında kalıp kalmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesidir.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesinin birinci fıkrasına göre iş güvencesi hükümlerinden yararlanmak için otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerinde çalışmak gerekir. Aynı maddenin dördüncü fıkrasına göre işverenin aynı işkolunda birden fazla işyerinin bulunması halinde, işyerinde çalışan sayısı bu işyerlerinde çalışan toplam işçi sayısına göre belirlenir. İşçi sayısına ilişkin bu hüküm nispi emredici olduğundan, daha az işçi sayısını öngören sözleşme hükümleri geçerli kabul edilmektedir.
Otuz işçi sayısının belirlenmesinde fesih bildiriminin işçiye ulaştığı tarih itibariyle belirli-belirsiz süreli, tam- kısmi süreli, daimi- mevsimlik sözleşmelerle çalışan tüm işçiler dikkate alınır.
Özellikle grup şirketlerinde ortaya çıkan bir çalışma biçimi olan birlikte istihdam şeklindeki çalışmada, işçilerin bir kısmı aynı anda birden fazla işverene ve birlikte hizmet vermektedirler. Daha çok yönetim organizasyonu kapsamında birbiriyle bağlantılı olan bu şirketler, aynı binalarda hizmet verebilmekte ve bir kısım işçiler iş görme edimini işverenlerin tamamına karşı yerine getirmektedir. Tüm şirketlerin idare müdürlüğünün aynı şahıs tarafından yapılması, şirketlerin birlikte kullandığı işyerinde verilen muhasebe, güvenlik, ulaşım, temizlik, kafeterya ve yemek hizmetlerinin yine tüm işverenlere karşı verilmiş olması buna örnek olarak gösterilebilir. Bu gibi bir ilişkide, tüm şirketlere hizmet veren işçiler ile sadece davalı şirkete hizmet veren işçilerin 30 işçi kıstasında dikkate alınması gerekir. İşçi tüm şirketlere hizmet ediyor ise, o zaman tüm şirketlerdeki işçi sayısı dikkate alınmalıdır.
Somut uyuşmazlıkta davacı, davalı … Satış A.Ş. bünyesinde … Enerjisi Satış Müdürü olarak görev yaptığını ileri sürmüş olup, … kayıtlarına göre fesih tarihi itibariyle söz konusu işyerinde davacı dahil 4 işçi çalışmaktadır. Davalı tanığı Tamer, davalı şirketin grup şirket olduğunu, kendisinin Bereketli … A.Ş.’de sigortalı olarak çalıştığı, grup şirketlerin muhasebe işlerine baktığı; davalı tanığı Demet de, davacı ile birlikte…Toptan … A.Ş.’de çalıştıklarını, grup şirketlerin aynı yerde aynı binada görev yaptığını,…Şirketler grubunda toplam 38, ancak…Toptan … A….de toplam 4 işçi çalıştığını ifade etmiştir. Diğer davalı tanığı ve şirket genel müdürü Tamer ise, grup şirketlerin aynı binada faaliyet gösterdiğini ve … genelinde çalışan sayısının 36 olduğunu, davalı şirketin toptan … satışı yaptığını, diğer şirketlerin ise rüzgar enerjisi ve güneş enerjisine yatırım yapan şirketler olduğunu, bunların davalı ile ilgisi olmadığı gibi aralarında … ticareti de olmadığını beyan etmiştir.
İlk derece Mahkemesince, davalı şirketin grup şirket olduğu, fesih tarihi itibariyle tüm …’deki grup şirketlerde çalışan sayısının otuz işçinin üzerinde olduğu kabul edilerek işin esasına dair karar verilmiş ise de, bu konuda yapılan araştırma ve inceleme eksiktir. Dosya kapsamına göre, davalı şirketin…Şirketler Grubunun parçası olduğu ve tüm şirketlerin aynı binada aynı yerde faaliyette bulunduğu sabit ise de, işyerinde … Enerjisi Satış Müdürü olarak görev yapan davacının diğer şirketlere hizmet edip etmediği hususu açıklığa kavuşturulmamıştır. Grup şirketler bakımından, bu şirketlerin aynı binada faaliyet göstermeleri yeterli olmayıp, aynı zamanda birlikte istihdam koşulunun da sağlanmış olması gerekmektedir. Bu sebeple yapılması gereken iş, öncelikle grup şirkete tabi şirketlerin faaliyet alanları ve bu şirketlerin birlikte istihdam ettikleri işçi sayısı somut olarak belirlendikten ve davacının diğer şirketlere hizmet ifa edip etmediği hususunda gerekirse işyerinde keşif yapılmak suretiyle araştırma yapılarak, varılacak sonuca göre, işyerinde otuz işçi ölçütünün gerçekleşip gerçekleşmediği ve davacının iş güvencesi kapsamında olup olmadığı yönünden bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile işin esasına dair karar verilmesi hatalı olmuştur.
Sonuç: Temyiz edilen … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 12.07.2017 tarih, 2017/1563 esas, 2017/1570 sayılı kararı ile … 10. İş Mahkemesinin 16.03.2017 tarih, 2016/658 esas, 2017/157 sayılı kararının yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, karardan bir örneğinin İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 12.12.2017 gününde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.