YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/44370
KARAR NO : 2017/30242
KARAR TARİHİ : 20.12.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İŞE İADE
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, davacının iş sözleşmesinin feshinin geçerli sebebe dayanmadığını öne sürerek feshin geçersizliğinin tespiti ile işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle sona erdirildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davalı tanıkları dinlenilmeden karar verilmesinin hatalı olduğu yönündeki bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davacı işçinin işyeri dışında aldığı alkolün sarhoşluğa yol açtığı ve işyerine sarhoş gelindiğinin ispatlanamadığı, bayi görevlileri ile birlikte yedikleri öğle yemeği ücretlerinin bir kısmının davacı, bir kısmının birlikte yemek yediği kişi tarafından karşılandığı, davacının sahada çalışması ve öğle yemeği zamanının işin akışına göre spontane olarak belirlenmesi, feshe dayanak oluşturan işçi davranışlarının gelecekte de devam ederek işçinin iş görme borcunu tam veya kısmen ifa edemeyeceği ve bu nedenle işverenin işyeri ve işletmeye ilişkin menfaatlerinin zarar göreceği de ispatlanamadığı gibi feshin son çare olmasına da aykırı davranıldığı, dolayısıyla feshin haklı veya geçerli nedene dayanmadığı gerekçesiyle feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin işverence haklı veya geçerli nedene dayalı olarak feshedilip feshedilmediği noktasındadır.
Taraflar arasında, iş sözleşmesinin feshinin haklı sebebe dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusudur.
4857 sayılı Kanun’un 25/II-d maddesine göre, ” İşçinin işverene yahut onun ailesi üyelerinden birine yahut işverenin başka işçisine sataşması veya 84 üncü maddeye aykırı hareket etmesi,” halinde iş sözleşmesinin işverence haklı sebebe dayalı olarak feshedilebileceği düzenlenmiştir. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, 28. Maddesinde mülga olan 4857 sayılı İş Kanunu’nun 84. Maddesini aynen korumuş ve 1. Fıkrasında açıkça “İşyerine, sarhoş veya uyuşturucu madde almış olarak gelmenin ve işyerinde alkollü içki veya uyuşturucu madde kullanmanın yasak” olduğu belirtilmiştir. Bu yasağa aykırılık işveren bakımından haklı fesih nedeni kabul edilmelidir.
Somut uyuşmazlıkta, 26.08.2014 tarihli fesih bildirimi ile davalıya ait işyerinde 13.06.2013 tarihinden beri İzmir ilinden sorumlu bayi yöneticisi olarak çalışan davacının; iş saatlerinde alkol aldığı, yemek ücretlerini bayilerde görev yapan satış temsilcilerine ödettiği, yemek molası saatlerini belirtilenden daha uzun süre kullandığı gerekçesiyle iş akdine haklı olarak son verildiği belirtilmiştir.
Dosya içeriğinde bulunan belge ve tutanaklara göre; davacıdan 18.08.2014 tarihinde, Gaziemir bölgesinde bayiye bağlı satış temsilcisi … ile rut ziyareti yaptıktan sonra bölge dışına çıkarak 13.30-15.30 arası yemek yiyip alkol aldığı; 19.08.2014 tarihinde, Çeşme bölgesinde rut ziyareti yaptıktan sonra bayi satış temsilcisi … ve EDT bayi yöneticisi Giray Duran varken öğle yemeği için EDT müşterilerinden birinin yerinde oturduğu, okul arkadaşı İsmail isimli beyi çağırdığı ve 12.30-16.45 arası yemek yediği ve alkol aldığı, yemek ücretlerini …’e ödettiği konusunda savunması istenmiştir. Davacı aynı tarihli savunmasında, çalışma saatleri içerisinde alkol almadığını, yemek ücretinin … tarafından kendisinin haberi olmadan ödenmiş olduğunu, öğle yemeği yenilen yerin zaten şirketin müşterisi olduğunu, belirtilen süre zarfında sadece yemek yenmediğini, 4 adet plaj beach müşterisi olduğunu ve bu müşterilerin araç park edilip ziyaret edildiğini, EDT bayi yöneticisi Giray Duran ile ortak müşteriler olduğu için birlikte ziyaret gerçekleştirdiklerini, bir kusuru varsa özür dilediğini, bir daha yemek saati konusunda bir sorunla firmayı karşı karşıya bırakmayacağını taahhüt ettiğini beyan etmiştir.
Savunma istemine konu tutanaklarda isimleri geçen … ve … yargılama aşamasında tanık olarak dinlenilmiş olup tutanak içeriklerini doğruladıkları görülmektedir.
Mahkemece davacının alkol aldığı kabul edilmekle birlikte, alkolün işyeri dışında alındığı, işyerine alkollü içki almış olarak gelmenin yasak olmadığı; işyerine sarhoş gelinmesinin yasak olduğu, bu nedenle sarhoşluk belirtileri göstermeyen işçinin işyerine gelmesinin haklı neden olamayacağı ve davacının sahada çalışması ve öğle yemeği zamanının işin akışına göre spontane olarak belirlenmesi nedeniyle feshin haklı yada geçerli bir nedeni olmadığı kabul edilmiş ise de; davacının bizzat savunmasında da belirttiği üzere, yemek yenilen ve alkol kullanılan yer davalının müşterisi olup davacının alkol aldığı yerin davacının yaptığı işin niteliği gereği davacı bakımından işyeri olduğunun kabulü gerekmektedir. Dolayısıyla davacının işyerinde alkol aldığının kabulü gerekir. Kaldı ki, davacı saha çalışanı olarak öğle yemeği saatlerini kendi ayarlama imkanına sahip ise de, davacının savunmasında yemek saati konusunda bir daha sorun yaratmayacağını beyan ettiği dikkate alındığında, davacının sadece mesai saatleri dışında alkol kullandığından söz edilemeyeceği de açıktır. Bu nedenlerle feshin haklı nedene dayalı olduğunun kabulü ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davacının işe iadesine karar verilmesi hatalıdır.
Belirtilen sebeplerle 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda belirtilen sebeplerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Karar tarihinde alınması gerekli 31,40 TL harçtan, peşin alınan 25,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 6,20 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 139,30 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’ne göre belirlenen 1.980.00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Artan gider ve delil avansının talep halinde taraflara iadesine,
7-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 20.12.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi