YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/34010
KARAR NO : 2014/34633
KARAR TARİHİ : 08.12.2014
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, ödenmeyen sendika aidat alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, karar verilmesine yer olmadığına karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkili sendika ile … Belediye Başkanlığı arasında toplu iş sözleşmeleri bağıtlandığını, anılan Belediye’ye bağlı işyerlerinde çalışan işçilerin ücretlerinden üyelik ve dayanışma aidatlarının kesilmesi talebini içeren yazının davalıya tebliğ edildiğini, ancak mülga 2821 sayılı Sendikalar Kanunu ile 6356 sayılı Kanun’a göre kesilmesi gereken üyelik ve dayanışma aidatlarının, toplu iş sözleşmesine göre belirlenmiş süre içerisinde davalı tarafından ödenmesi gerekirken ödenmediğini ileri sürerek 5.000,00 TL aidat alacağının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı süresinde cevap vermemiş, daha sonra davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığı Yönünde hüküm tesis edilmiştir.
Temyiz:
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 6. maddesinin birinci fıkrasına göre “Anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle; ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur”. Tarifenin 12. maddesinin birinci fıkrasına göre ise “Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin İkinci Kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla,) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir”.
Somut olayda, dava konusu edilen toplam alacak miktarı 5.000,00 TL olup, mahkemece, bu tutarın dava açıldıktan sonra ödenmesi sebebiyle karar verilmesine yer olmadığı yönünde hüküm tesis edilmiştir. Şu halde, dava değerinin 5.000,00 TL olmasına göre, davacı lehine 600,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, bu miktarı aşacak şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı ise de, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/7. maddesi uyarınca aşağıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Sonuç:
Temyiz olunan kararda hüküm fıkrasının dördüncü bendinde yer alan “Davacı vekil ile temsil olunduğundan hüküm tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücreti tarifesi gereğince 1.500,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine” rakam ve sözcüklerinin çıkarılarak yerine, “Davacı vekil ile temsil olunduğundan hüküm tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücreti tarifesi gereğince 600,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 08.12.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.