Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2015/11733 E. 2017/13371 K. 14.09.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/11733
KARAR NO : 2017/13371
KARAR TARİHİ : 14.09.2017

MAHKEMESİ : …İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, kıdem tazminatı ile ücret alacağı, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, asgari geçim indirimi alacağı, izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 17.03.2006 tarihinde davalı şirkette kalite kontrolcü olarak işe başladığını, bankaya yatan ve sigortaya bildirilen ücretin 850,00 TL olmasına rağmen gerçek ücretinin 900,00 TL olduğunu, 1475 sayılı Kanunun ilgili maddeleri gereğince müvekkilinin emeklilik nedeniyle iş akdini feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ücret, ulusal bayram genel tatil ücreti, asgari geçim indirimi ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının müvekkili şirkette 17.03.2006-09.02.2012 tarihleri arası kalite kontrolcü olarak çalıştığını, davacının iş sözleşmesinin 06.02.2012, 07.07.2012 ve 08.02.2012 tarihlerinde 3 gün süre ile herhangi bir izin almadan ve hiçbir mazeret bildirmeden işe gelmediğinden 09.02.2012 tarihinde İş Kanunu’nun 25/II-g bendi gereğince haklı nedenle feshedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının 1475 sayılı Kanunun 14. maddesinin birinci fıkrasının 5. bendine istinaden iş akdini feshettiği ve kıdem tazminatına hak kazandığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava dilekçesinde, davacının 2011 ve 2012 yıllarına ait hak ettiği yıllık ücretli izinlerini kullanmadığı iddia edilerek yıllık izin ücreti alacağı talebinde bulunulmuştur.
Mahkemece, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 26. maddesindeki taleple bağlılık kuralı ihlal edilerek, davacının tüm çalışma süresi üzerinden yıllık ücretli izin alacağı hesabı yapan bilirkişi raporuna itibarla hüküm kurulması hatalıdır.
3-Somut uyuşmazlıkta, dava dilekçesinde 100,00 TL asgari geçim indirimi alacağı istendiği, bu talebin 25.10.2014 tarihli ıslah dilekçesi ile 1.000,00 TL artırılarak toplamda 1.100,00 TL talep edildiği halde, Mahkemece 1.660,56 TL asgari geçim indirimi alacağına hükmedilmesi 6100 sayılı HMK’nın 26. maddesinde belirtilen taleple bağlılık kuralına aykırıdır.
4-Asgari geçim indirimi ücret ya da ücretin eki niteliğinde olmadığından, bu alacağa yasal faiz yerine en yüksek banka mevduat faizi yürütülmesi hatalıdır.
5-Davacı vekili, dava dilekçesi ile 1.310,00 TL ücret alacağı talep etmiş, Mahkemece bu talebin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettiren davalı yararına, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT.’nin 13. maddesi hükümlerine göre reddedilen alacak miktarını geçmeyecek şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi isabetsizdir.
6-Hükmedilen miktarın net mi yoksa brüt mü olduğunun hükümde belirtilmemesinin infazda tereddüte yol açacağının düşünülmemesi de hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 14.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.