Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2015/11216 E. 2017/14186 K. 31.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/11216
KARAR NO : 2017/14186
KARAR TARİHİ : 31.10.2017

MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVATÜRÜ:Şikayet

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Borçlu vekili, dayanak ilamda 7.500 … Sterlininin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verildiği halde icra takibinde 7.500-… Sterlininin dava tarihi itibariyle Türk Lirası karşılığı olarak 15.600,00-TL hesaplandığını ve açıklaması belirtilmeden dava tarihinden itibaren işlemiş yasal faiz talep edildiğini, yabancı para alacağı faizinin, ilam dava tarihinden itibaren takip tarihine kadar yabancı para cinsinden tahakkuk ettirilerek bulunacak rakamın takip tarihi itibariyle paraya çevrilmesinin gerektiğini, 3095 Sayılı Yasanın 4/a maddesi gereğince yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının uygulanması gerektiğini, Borçlar Kanununun 101. maddesi uyarınca muaccel bir borcun borçlusunun alacaklının ihtarı ile mütemerrit olacağı belirtilmesine rağmen alacaklının borçlu şirketi temerrüte düşürmeden takip başlattığını, dayanak ilamda yer alan 7.500 … Sterlininin borçlu müvekkili tarafından 25.09.2003 tarihinde verilen karar uyarınca 23.09.2004 tarihinde Vakıflar Bankası … Şubesine teminat olarak yatırıldığını belirterek icra emrinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda “Şikayetin kabulü ile … 1. İcra Müdürlüğünün 2011/5783 esas sayılı icra dosyasında; vekalet ücreti işlemiş faizine ilişkin olarak fazla talep edilen 523,84-TL yönünden; yargılama gideri işlemiş faizine ilişkin olarak fazla talep edilen 119,88-TL yönünden; karar ve ilam harcı işlemiş faizine ilişkin olarak fazla talep edilen 115,98-TL yönünden davacı borçlu … ‘a gönderilen icra emrinin iptaline, 20.10.2011 tarihli 53.111,93-TL olan icra emrinin miktarının 52.352,23-TL olarak düzeltilmesine,” karar verilmesi üzerine hüküm borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Borçluya gönderilen icra emri, kanuna ve özellikle ilama veya takip talebine aykırı ise, borçlu icra emrinin veya ilamlı icra takibinin iptali veya düzeltilmesi için icra mahkemesine şikayet yoluna başvurabilir (İİK.nun 41, 16.maddeleri). Şikayeti inceleyecek icra mahkemesinin yetkisi ise sınırlıdır.Bu nedenledir ki, yerleşik yargısal uygulamada, ilamların infaz edilecek kısmının, hüküm bölümü olduğu, hükmün içeriğinin aynen infazı gerektiği ve gerek icra dairesi ve gerekse icra mahkemesinin ilamın infaz edilecek kısmını yorum yolu ile belirleme yetkisine sahip olmadığı kabul edilmiştir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 08.10.1997 tarih ve 1997/12-517 E. -1997/776 K.; 22.03.2006 gün ve 2006/12-92 E.-2006/85 K.; 25.06.2008 gün ve 2008/12-451 E.- 2008/453 K. Sayılı ilamları).3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’un 1/1. maddesinde “ KANUNİ FAİZ“ başlığı ile “Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanununa göre faiz ödenmesi gereken hallerde, miktarı sözleşme ile tespit edilmemişse bu ödeme yıllık yüzde oniki oranı üzerinden yapılır.” denilmekte olup kanuni faiz oranının 01.01.2006 tarihinden geçerli olmak üzere yıllık % 12’den % 9’a indirilmesi 19.12.2005 tarih, 2005/9831 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile kararlaştırılmıştır. Aynı Yasanının 4/a maddesinde ise “ YABANCI PARA BORCUNDA FAİZ” başlığı ile “Sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır.” düzenlemesi getirilmiştir. Buna göre takip dayanağı ilamın hüküm fıkrasında yer verilen faiz ve oranı 3095 sayılı Kanun hükümlerine göre belirlenecek; bu ilamın icrasında da bu belirleme esas alınacaktır.
Takibe konu ilamın hüküm fıkrasında “ …7.500 … Sterlininin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,” karar verilmiş, ilamda açıkça yabancı para borcuna yasal faizin uygulanmasına karar verilmiştir.Yukarıda açıklandığı üzere; yabancı para borcunun faizinde, 3095 Sayılı Yasa’nın 4/a maddesi gereğince, sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, Devlet bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizin esas alınması gerekmektedir. Ancak icrası talep edilen kararda yasal faiz denildiği halde, alacak “Sterlin” cinsinden belirlendiğinden, hangi faizin uygulanacağı noktasında infazda tereddüt oluşturacağı gözetilerek, hükmün aynen infazı ilkesi gereği, ilamın faiz yönünden infaz kabiliyetinin olmadığının kabulü gerekir. Bu durumda mahkemece icra takibinin, yabancı para alacağının faizine ilişkin kısmının iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366. ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA; taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine, 31.10.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.