Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2015/10897 E. 2017/14240 K. 31.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/10897
KARAR NO : 2017/14240
KARAR TARİHİ : 31.10.2017

MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVATÜRÜ:İstihkak

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davaya yetkisizlik kararı verilmiş olup hükmün davacı ve davalı … tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı 3. kişi vekili, 10.02.2015 tarihli haciz esnasında müvekkiline ait menkullerin haczedildiğini belirterek istihkak iddialarının kabulü ile hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili süresi içinde verdiği cevap dilekçesinde, davanın alacaklının yerleşim yerindeki icra mahkemesinde açılması gerektiğini belirterek yetki itirazında bulunmuş ve davanın reddini istemiştir.Davalı borçlu vekili ise; dava konusu haciz işleminin yapıldığı adresteki iş yeri ile müvekkilinin ilgisi olmadığını, yine hacizli menkullerin de müvekkiline ait olmadığını belirterek 3.kişinin istihkak iddiasının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davaya bakma yetkisinin … İcra Mahkemelerine ait olduğu gerekçesi ile mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiş, karar davacı 3. kişi vekili ve borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.Dava, 6100 sayılı HMK’nun yürürlüğe girmesinden sonra açılmış olup bu Kanun’da 1086 sayılı HUMK’nun 512. maddesine paralel bir düzenleme getirilmemiştir. Bu durumda İİK’nun yetkiye ilişkin 4 ve 50. maddeleri ayrıca 6100 sayılı HMK’nun 5 ve 6. maddeleri uyarınca genel yetki kuralının uygulanması gerekir. Buna göre istihkak davalarının asıl icra takibinin yapıldığı yer mahkemesi ile davalının yerleşim yeri mahkemelerinde açılması, HMK’nun 7/1. maddesi gereğince davalının birden fazla olması halinde davanın bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılması mümkündür. Aksi halde usulüne uygun yetki itirazı üzerine HMK’nun 19, 331. maddeleri uyarınca yetkisizlik kararı verilmesi gerekir.
Davalı alacaklı vekili cevap dilekçesinde yetki itirazında bulunmuştur. Davalı borçlunun yerleşim yeri … sınırları içinde olup,dava da … Mahkemesi’nde açılmıştır. Bu durumda yetki itirazının reddi ile işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hüküm kurulması hatalı olmuştur.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı 3. kişi vekilinin ve borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK’nun 366 ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 31.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.