YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/5723
KARAR NO : 2015/8348
KARAR TARİHİ : 13.10.2015
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın kaldırılması ve tahliye
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağının tahsili için başlatılan takibe itirazın kaldırılması ve kiralananın tahliyesi istemlerine ilişkindir. Mahkemece, davalı-kiracıya yönelik itirazın kaldırılması davasının kısmen kabulüne, bu davalının 6.252,00 TL asıl alacak ve 1.015,92 TL işlemiş faize yönelik itirazının kaldırılmasına, bu davalıya yönelik tahliye isteminin kabulü ile dava konusu taşınmazdan tahliyesine, davalı-kefile yönelik itirazın kaldırılması davasının kısmen kabulü ile 3.068,00 TL asıl alacak ve 828,00 TL işlemiş faize yönelik itirazının kaldırılmasına karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, kararın dayandığı gerekçelere göre davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde değildir.
Davacı alacaklı, taraflar arasında düzenlenmiş 15.05.2009 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesine dayalı olarak 11.07.2013 tarihinde kiracı ve kefil hakkında başlatmış olduğu icra takibi ile, 15.05.2009 tarihinden 15.06.2013 tarihine kadarki bakiye kira alacağı olan 8.349,00 TL’nin tahsilini talep etmiştir. Borçlular, herhangi bir borçları bulunmadığını belirterek borcun tamamına itiraz etmiştir.
Mahkemece, kiracı ile kefil kira sözleşmesindeki aylık kira bedellerine itiraz etmediklerinden 1. yıl kirasının aylık 400,00 TL, 2.yıl kirasının aylık 436,00 TL, 3.yıl kirasının aylık 467,00 TL, 4.yıl kirasının aylık 506,00 TL ve son olarak takip tarihine kadar olan yılın aylık kirasının 538,00 TL olduğunun kesinleştiği kabul edilerek, bilirkişi raporuna göre takip tarihine kadar ödenmemiş kira borcunun 6.252,00 TL, faizinin 1.015,92 TL olduğu anlaşılmakla, bu miktar yönünden davalı-kiracının itirazının kaldırılmasına, kefilin sorumluluğunun ise kiranın başlangıcından itibaren 12 ay ile sınırlı olduğu, davalı-kefil …’nın 1.yıl kirası olan 3.068,00 TL asıl alacak ve 828,00 TL işlemiş faize ilişkin itirazının haksız olduğu gerekçesiyle bu miktar yönünden itirazının kaldırılmasına ve temerrüt nedeniyle kiracının taşınmazdan tahliyesine karar verilmiştir.
Takibe konu 15.05.2009 tarihli 1 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında anlaşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmede aylık kiranın 400,00 TL olduğu kararlaştırılmış olup, sözleşmenin özel şartlar 7.maddesinde, “yıllık kira artış oranı piyasaya göre belirlenecektir” şeklinde artış şartına yer verilmiş ise de, bu artış şartı belirli ve muayyen olmadığından geçerli değildir.
Davalı takibe itirazında aylık kira bedelinin 400,00 TL olduğunu bildirmemiş ise de, İİK.nun 63.maddesinin istisnası olarak davalı, davacı-kiraya verenin dayandığı sözleşme dışındaki konularda itirazını genişletemez. Ancak sözleşme metninden aylık kiranın 400,00 TL olduğu ve artış şartının geçersiz olduğu anlaşıldığına göre davalı kiracının bu yöndeki itirazına değer verilmesi gerekir.
Bu durumda mahkemece, aylık 400,00 TL’den takip konusu edilen aylar yönünden davacı-kiraya verenin ödenmemiş kira alacağı bulunup bulunmadığı üzerinde durularak sonucuna göre itirazın kaldırılması ve tahliyeye karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile karar verilmesi doğru değildir.
2- Davalı Kefil …’nın itirazlarına gelince,
TBK.nun 601.maddesi uyarınca, “Süreli olmayan kefalette kefil, asıl borç muaccel olunca, adi kefalette her zaman ve müteselsil kefalet ise, kanunun öngördüğü hallerde, alacaklıdan bir ay içinde borçluya karşı dava ve takip haklarını kullanmasını, varsa rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçmesini ve ara vermeden takibe devam etmesini isteyebilir. Alacaklı kefilin bu istemelerini yerine getirmezse, kefil borcundan kurtulur”.
TBK.nun 601. (BK. 493) maddesi hükmünde belirtildiği üzere, kefalet süresinin bitimini takip eden bir ay zarfında alacaklı icraya veya mahkemeye müracaatla hakkını takip etmezse, yahut takibatına uzun müddet ara verirse, kefil kefaletten beri olur.
Sözleşme 15.05.2009 başlangıç tarihli olup 1 yıl sürelidir. Takip ise 11.07.2013 tarihinde yapılmıştır. TBK.nun 601.maddesi uyarınca bir ay içinde kefil hakkında takipde bulunulmadığından, kefilin kefaletten beri olduğunun kabulü gerekir. Bu durumda mahkemece davalı kefil hakkındaki sözleşme süresinin bitiminden itibaren 1 ay içinde takip yapılmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kısmen kabul kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 12/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.