Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2017/6294 E. 2017/16472 K. 07.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/6294
KARAR NO : 2017/16472
KARAR TARİHİ : 07.12.2017

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Nüfus Kayıtlarının Düzeltilmesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacılar dava dilekçesinde; davacı … ile davalılardan Yüksel İncecik’in 1991 yılında evlendiklerini, evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile 03.04.2012 tarihinde … 7. Aile Mahkemesinin 2008/1229 Esas, 2012/268 Karar sayılı kararı ile sona erdiğini, taraflarınh bu evliliklerinden olan müşterek çocukları Yasemin’in …’nin merhum eşi…. üzerine kaydedildiğini, Yüksel İncecik’in kızı olan …’nin…. kızı olmayıp …’in kızı olduğunu, bu durumun aile içinde huzursuzluk yarattığını, resmi işlemler sırasında da karışıklıklara sebebiyet verdiğinden bahisle nüfus kayıtlarının düzeltilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş; mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davacılardan İsmail’in 1978 yılında … ile evlendiği, 1990 yılında …’nin ölümü üzerine 1992 yılında davalı Yüksel ile evlendiği, davalı…. evlilik dışı ilişkisinden olan 1984 doğumlu davalı …’i kendi ve 1990 yılında ölen …’den olmuş gibi tescil ettirdiği, tescilin 1994 yılında davacı …’in bildirimi ile gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Bu durumda davacı …’in kendisinden ve …’den olmadığını bildiği davalı …’i Nüfus Müdürlüğü’ne yanıltıcı beyanda bulunmak suretiyle hatalı kaydın oluştuğu anlaşılmıştır. Dava bu hali ile soybağının reddi olmayıp nüfus kayıt düzeltim davasıdır.
Nüfus kaydının düzeltilmesi davası, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 30.01.2008 tarih 2008/2-36-47 sayılı içtihadında açıklandığı üzere, resmi sicilin belgelediği olgunun doğru olmadığı, baştan yanlış olarak kütüğe geçirilmesi nedeniyle, mevcut kaydın düzeltilmesi davasıdır. Böyle bir dava sonucunda, kaydının düzeltilmesi istenen kişinin, o tarihe kadar kayıtlı olduğu haneden çıkıp, başka bir haneye tescil edilecek olması da, davayı soybağı davası haline dönüştürmez. Bu nedenle davacının talebi, gerçeğe aykırı beyanla baştan beri yanlış olan sicilin düzeltilmesi niteliğinde olup, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 36. maddesi kapsamına giren nüfus kaydının düzeltilmesi davasıdır. Nüfus kaydının düzeltilmesi davasında resmi sicilin belgelediği olgunun doğru olmaması, baştan yanlış olarak kütüğe geçirilmesi söz konusudur. 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 36. maddesinde düzenlenen nüfus kaydının düzeltilmesi davalarına asliye hukuk mahkemesinde bakılır.
Mahkemelerin görevi kamu düzenini ilgilendiren kurallardan olup, yargılananın her aşamasında mahkemce re’sen gözetilmesi gerekir.
Açıklanan nedenlerle, yanlış beyana dayalı olarak oluşturulan nüfus kaydının iptali davasına, asliye hukuk mahkemesinde bakılmak üzere görevsizlik kararı verilmesi yerine aile mahkemesinde bakılarak işin esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMKnun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 07.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.