Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2017/14131 E. 2017/12868 K. 12.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/14131
KARAR NO : 2017/12868
KARAR TARİHİ : 12.10.2017

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın reddine dair kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemiz’in 05.06.2017 gün ve 20154055 Esas, 2017/8288 Karar sayılı ilamı ile temyiz dilekçesinin reddine karar verilmişti. Davacı vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

K A R A R
Davacı üçüncü kişi vekili; 25.9.2013 tarihinde müvekkiline ait malların haczedildiğini, hacze konu mahcuzların müvekkili tarafından satın alındığına ilişkin faturaları bulunduğunu, müvekkili şirket ile borçlu şirketin bir ilgisi olmadığını açıklayarak davanın kabulü ile hacizlerin kaldırılmasına, hacizli malların değerinin %15′ inden aşağı olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili; borçlu şirket ile üçüncü kişi şirket arasında organik bağ bulunduğunu, her iki şirketin danışıklı olarak alacaklıdan mal kaçırma kastıyla hareket ettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlu, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacı üçüncü kişi şirket ile borçlu şirket arasında güçlü bir organik bağın mevcut olduğu, haciz tarihine yakın bir tarihte davacı şirketin hakim ortağı ve yetkilisinin, borçlu şirketteki hissesini şirketin tek ortağı …’e devrettiği, borçlu şirketin adresini 3 gün sonra değiştirdiği alacaklıdan mal kaçırmak amacı ile muvazaalı işlem yapıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, karar davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dairemizin 05.06.2017 tarih ve 2015/4055 Esas 2017/8288 Karar sayılı ilamı ile; temyiz konusu mahcuzların değeri 5.440,00 TL’nin altında olması nedeni ile hüküm kesin nitelik taşıdığından temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiş, davacı üçüncü kişi vekili tarafından karar düzeltme isteğinde bulunulmuştur.
Davacı üçüncü kişi vekili, 25.9.2013 tarihinde yapılan hacze konu tüm mahcuzlarla ilgili olarak istihkak iddiasında bulunduğu, mahcuzların tümünün değerinin 33.887,25 TL olduğu,bu hali ile hükmün kesin nitelik taşımadığı anlaşılmakla, karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin 05.06.2017 tarih ve 2015/4055 Esas 2017/8288 Karar sayılı temyiz isteminin reddine ilişkin kararının kaldırılmasına karar verilerek, davacı üçüncü kişi vekilinin esasa yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine geçildi.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere, özellikle davacı şirketin hakim ortağının, borçlu şirketin kurucu ortağı iken borcun doğumuna çok yakın bir tarihte 19.9.2013’de hisselerini devretmiş olması, 2008-2013 yılları arasında davacı 3.kişi şirket ile borçlu şirketin aynı adreste aynı alanda faaliyet göstermiş olmaları, borçlu şirketin borcun doğumuna kısa bir süre kala adresini değiştirmiş olmasına göre, davacı üçüncü kişi vekilinin yerinde bulunmayan karar düzeltme itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Mahkeme kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Davacı üçüncü kişi vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 05.06.2017 tarih ve 2015/4055 Esas 2017/8288 Karar sayılı temyiz isteminin reddine ilişkin kararının kaldırılmasına, davacı üçüncü kişi vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Mahkeme kararının İİK’nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca ONANMASINA, 65,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile artan 34,00 TL’nin karar düzeltme isteyene iadesine,
12.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.