Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/8671 E. 2017/6212 K. 15.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/8671
KARAR NO : 2017/6212
KARAR TARİHİ : 15.11.2017

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 15/12/2015 tarih ve 2015/487-2015/629 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait şirketin noterde düzenlenen “işletme hakkının devri sözleşmesi” ile davalı şirkete devredildiğini, devir sonrasında taraflar arasında yapılan sözleşme ile 2012 yılına ait vergi borçlarından davalının sorumlu olacağının kararlaştırıldığını ancak davalının vergi borçlarını ödemediğini, müvekkili tarafından ödenen 2.801,23 TL’nin ve sözleşmeye uyulmamasından kaynaklı cezai şartın davalıdan faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, öncelikle adi yazılı sözleşmenin aktedildiğini noter sözleşmesinin ise daha sonra düzenlendiğini, buna göre vergi borçlarında davacının sorumlu olacağının kararlaştırıldığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, Yargıtay bozma ilamına uyularak, taraflar arasında aktedilen 01.08.2012 tarihli ve imzaları noterce tasdik edilmiş onaylama şeklindeki sözleşmeden sonra düzenlendiği anlaşılan tarihsiz adi yazılı sözleşmede devir tarihinden öncesi ve sonrası için vergi ve SGK borçlarından devralan şirketin sorumlu olacağının kararlaştırılmış olduğu, keza kararlaştırılan diğer hususlar yanında işbu sözleşmedeki maddelere uymayan tarafın karşı tarafa 200.000,00 TL tazminat ödemekle yükümlü olduğunun imza altına alındığı, sözleşmede öngörülen ve cezai şart niteliğinde olduğu taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmayan cezai şartın TBK’nin 179/1 maddesinde belirtildiği şekliyle seçimlik bir ceza koşulu niteliğinde olduğu, bu durumda sözleşmede yazılı ve bedeli davacı tarafça ödenen vergi ve SGK borçlarının tümünün davalıdan ceza koşulu ile birlikte istenmesinin mümkün olmadığı, davacı tarafça sözleşmenin aynen ifası ile devir tarihinden sonra davalının sorumlu bulunduğu vergi ve SGK borçlarının davacı tarafça ödenmesi karşısında bu miktar bakımından alacak talep edildiğinden ve davacı yanca seçimlik hak kullanıldığından cezai şartın talep edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile vergi bedelinden kaynaklanan 2801,23 TL alacağın davalıdan tahsiline, davacının cezai şarttan kaynaklanan tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,20 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 143,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 15/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.