Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2015/12479 E. 2017/13643 K. 24.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/12479
KARAR NO : 2017/13643
KARAR TARİHİ : 24.10.2017

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtiraz

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Borçlu vekili icra mahkemesine başvurusunda, dayanak ilamda hükmedilen nafaka borçlarının takipten önce ödendiğini belirterek süresi içerisinde icra emrinin iptalini istemiştir.
Mahkemece hükme dayanak yapılan bilirkişi raporu doğrultusunda icranın geri bırakılmasına karar verilmesi üzerine, hüküm alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İİK’nun 33/1. maddesinde; icra emrinin tebliği üzerine borçlu yedi gün içinde dilekçe ile icra mahkemesine başvurarak borcun zamanaşımına uğradığı veya imhal veya itfa edildiği itirazında bulunabilir. İtfa veya imhal iddiası yetkili mercilerce re’sen yapılmış veya usulüne göre tasdik edilmiş, yahut icra dairesinde veya icra mahkemesinde veya mahkeme önünde ikrar olunmuş senetle tevsik edildiği takdirde icranın geri bırakılmasına karar verileceği hükmü düzenlenmiştir.
Somut olayda; İcra takibinin dayanağı …4.Aile Mahkemesi’nin 2013/431 esas, 2013/476 karar ve 12.06.2013 tarihli ilamında; müşterek çocuk … lehine 400,00 TL iştirak nafakası, anne … lehine ise 600,00 TL yoksulluk nafakasına hükmedilmiştir. İlam alacaklısı … adına yapılan ödemenin nafaka ödemesi olduğu yönünde başvurunun kabulünde isabetsizlik bulunmamakta ise de, reşit çocuk Akın Uysal’a yapılan ödemenin İİK 33. maddesi kapsamında nafaka ödemesi olarak kabulü mümkün değildir.
Bu durumda mahkemece; takip öncesi yapılan 11.08.2014 tarihli ödemenin nafaka ödemesi olarak nazara alınması, reşit çocuğa yapılan 11.07.2014 tarihli ödemenin ise dosya borcundan mahsup edilmeden sonuca gidilmesi gerekirken yazılı gerekçe ve takip sonrası işleyecek nafakaların da tahsil imkanını ortadan kaldıracak şekilde icranın tümden geri bırakılmasına karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle İİK’nun 366 ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 24/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.