Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/2607 E. 2017/5153 K. 09.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/2607
KARAR NO : 2017/5153
KARAR TARİHİ : 09.10.2017

MAHKEMESİ : … 1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/11/2015 tarih ve 2015/29-2015/202 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı-karşı davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı/karşı davalı vekili, asıl davada, müvekkilinin 1980’li yıllardan günümüze Türkiye’de gıda dışı perakende sektörünün öncü kuruluşlardan olduğunu ve “ÇARŞI” markasını TPE nezdinde tescil ettirdiğini, davalı tarafın müvekkilinin markasını ticari faaliyetlerinde, mağazasının tabelasında, tanıtımında, ürün ve faturalarında hukuka aykırı olarak kullandığını iddia ederek marka haklarına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitini, men’ini ve önlenmesini, hükmün ilanını, tanıtım vasıtası ve ürünlerin imhasını talep ve dava etmiş; karşı davanın ise reddini istemiştir.
Davalı/karşı davacı vekili, dava konusu ibarenin ilavelerle kullanıldığını ve iltibas riski olmadığını savunarak asıl davanın reddini istemiş; karşı davada ise, “ÇARŞI” ibaresinin jenerik olduğunu ve hizmeti tanımladığını, marka olarak tescil edilemeyeceğini ileri sürerek, 177320 no’lu ve 2011/59133 no’lu davacı markalarının hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, asıl davada davalının, mağaza tabelasında, vitrininde, ürün poşetlerinde ve şubesinde “ÇARŞI” ibaresinin markasal olarak kullandığı, davalının markayı cins, hizmetin ismini veya niteliğini belirtmek için değil iş yeri tabelası olarak hizmet markası şeklinde kullandığı, ibarenin markasal kullanımının davacının haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu; davacının “ÇARŞI” ibaresinden oluşan değişik sınıflarda tescilli çok sayıda seri markalarının olduğu, markaların 1995 yılından beri mağazacılık faaliyetlerinde 35. sınıf kullanımıyla ayırt edicilik kazanıp tanınmış marka olduğundan hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, karşı davanın ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı/karşı davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Mahkemece, karşı davada her ne kadar yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmişse de, hükümsüzlüğü istenilen 177320 no’lu davalı markasının tescil tarihi ile davanın açıldığı tarih gözetildiğinde 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu anlaşılmaktadır. Davalı marka tescilinin kötüniyetle gerçekleştirildiği de karşı davacı tarafından ileri sürülüp kanıtlanamamıştır. Bu nedenlerle, belirtilen markaya karşı açılan hükümsüzlük davasının hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerekirken, yazılı gerekçeyle reddi doğru değil ise de, sonucu itibariyle doğru olan kararın HUMK 438/7. maddesi gereğince açıklanan bu gerekçeler ile onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre asıl davada davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, karşı davada davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile sonucu itibariyle doğru olan hükmün değişik gerekçe ile ONANMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 33,60 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı-karşı davacıdan alınmasına, 09/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.