Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/8746 E. 2017/5689 K. 24.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/8746
KARAR NO : 2017/5689
KARAR TARİHİ : 24.10.2017

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/11/2015 tarih ve 2015/525-2015/657 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; … adlı yatın davacı müvekkilinin işlettiği …’da konaklaması için davalı taraf ile davacı şirket arasında bağlama sözleşmesi akdedildiğini, tahakkuk eden bağlama bedelleri ile bu bağlama bedelinden kaynaklanan damga vergisinin davalı şirket tarafından davacı şirkete ödenmemesi nedeniyle müvekkili şirketçe davalı şirket aleyhine icra takibi yapıldığını, davalı tarafın takibe kötü niyetli olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; … isimli tekne ile ilgili icra dosyasına sunulan sözleşmede müvekkilinin imzasının olmadığını, icraya konu bağlama bedeline ilişkin faturanın alacaklı tarafından tebliğ edilmediğini, … teknesine ait tüm bağlama ücretlerinin ödendiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davacının davalıdan alacaklı olduğunu ispatlayamadığı, davacının ibraz ettiği kayıtlarda davalının borcunun bulunmadığının anlaşıldığı, bu kayıtların mahiyeti icabı davacı aleyhine yazılı delil olduğu, davacının bu kayıtların aksini yani davalıdan alacaklı olduğunu kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve 818. sayılı Kanun’un 86. (6098 sayılı TBK’nın 102.) maddesi uyarınca açıklama yapılmaksızın takipten sonra davadan önce yapılan ödemenin muaccel borç için yapıldığı, birden çok muaccel borç olması halinde ise ilk takip edilen borç için yapılmış olduğunun kabul edilecek olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,20 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 24/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.