YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/5833
KARAR NO : 2017/6219
KARAR TARİHİ : 13.09.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 15.10.2015 gününde verilen dilekçe ile mirasçılık belgesinin iptali talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine dair verilen 16.10.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar vekili, muris …’nın evli ve çocuksuz vefat ettiğini, murisin … , …, … ve … isminde kardeşlerinin bulunduğunu, bu durumun … 11. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2014/32 Esas, 2015/188 Karar sayılı ilamıyla tespit edildiğini, … 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 1995/894 Esas, 1996/42 Karar sayılı ilamında ise … ve … ‘ya muris …’nın mirasçıları arasında yer verilmediğini belirterek … 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 1995/894 Esas, 1996/42 Karar sayılı mirasçılık belgesinin iptalini talep etmiştir.
Bir kısım davalılar vekili cevap dilekçesinde, davacıların kötüniyetli olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.Mahkemece, … 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 1995/894 Esas 1996/42 Karar sayılı hasımlı ve kesinleşmiş mahkeme kararının iptali yargılamanın iadesi yoluyla talep edilebileceği gerkekçesiyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.Hükmü, davacılar vekili temyiz etmiştir.Somut olayda mahkemece, iptali istenilen … 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 1995/894 Esas 1996/42 Karar sayılı mirasçılık belgesinde; davacıların muris …’nın kardeşi …’dan olma yeğeni … nın mirasçıları, davalıların muris …’nın eşi …’nın kardeşleri … ve … ‘den olma yeğenleri, dava konusunun … 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 1995/747-800 E. K. sayılı mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesinin verilmesi olduğu, davacıların bu davada taraf olmadığı gözetilip HMK 303/1. maddesinde yer alan; “Bir davaya ait şekli anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrasıyla ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir.” hükmü dikkate alınarak işin esasına girilip sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13.09.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.