YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/7593
KARAR NO : 2017/6390
KARAR TARİHİ : 21.11.2017
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 21/04/2015 tarih ve 2012/569-2015/208 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerinin “… … Tekstil Ltd. Şti.”deki hisselerini davalılara satarak ortaklıklarını sona erdirdiklerini, davalıların bu alacağın bir kısmını ödemediklerini ileri sürerek sözleşme gereğince ödenmeyen kısmının faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkillerinin karşı tarafa üç adet her birinin değeri 8.000,00 TL olan çek verdiğini, 13.000,00 TL değerindeki kilimlerin dava dışı … kanalıyla davacılara teslim edildiğini, bu şekilde müvekkillerinin borçlarını fazlasıyla ödediklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak hisse devir bedeli için davalılar tarafından verildiği taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmayan bonoların davacılar tarafından tahsil edilemediği, bonoların aslının mahkemeye ibraz edilmiş olduğu, yapılan araştırma neticesinde davalılar tarafından davacılara verilmiş olan üç adet çek bedelinin davacılara ödendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin davalılar vekiline 22.02.2016 tarihinde tebliğ edildiği, davalılar vekili tarafından katılma yoluyla temyiz dilekçesinin 07.03.2016 tarihinde verildiği anlaşılmıştır. Katılma yoluyla temyiz talebi ancak 10 günlük cevap verme süresi içinde yapılabilir. HUMK 432/4’ncü maddesine göre, süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün 3-4 sayılı İBK uyarınca Yargıtayca da bu konuda bir karar verebileceğinden davalılar vekilinin katılma yoluyla temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin katılma yoluyla temyiz isteminin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,20 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden davalılara iadesine, 21/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.