Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2016/3640 E. 2017/8573 K. 08.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/3640
KARAR NO : 2017/8573
KARAR TARİHİ : 08.11.2017

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : TCK’nın 85/1, 22/3, 62, 53/6. maddeleri gereğince mahkûmiyet

Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Olay günü saat 19.30 sıralarında sanığın idaresindeki otobüs ile meskun mahalde, aydınlatmanın olduğu, 10.50 metre genişliğinde, asfalt kaplama, hafif virajlı, eğimsiz, tek yönlü bölünmüş yolda, açık havada, kuru zeminde, alacakaranlık vakitte seyri sırasında, olay mahalline geldiğinde, seyrine göre sağdaki yaya kaldırımdan yola inerek karşıya geçmek isteyen …’ın kullandığı bisiklete orta refüje 1.5 m kala aracının ön sol kesimiyle çarpması sonucu …’ın ölümüne sebebiyet verdiği olayda; Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesinin 10/05/2013 tarihli ve yine Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesi Genişletilmiş Uzmanlar Komisyonu’nun 29/09/2014 tarihli raporlarında belirtildiği üzere, sanığın kullandığı otobüs ile olay yerine mahal şartlarının üzerinde bir hızla yaklaştığı, yolun soluna geçmekte olan bisikletli …’ı yeterli mesafeden gördüğü halde zamanında hızını azaltmadığı ve fren tatbik etmediği, hızlı seyredip gecikmeli tatbik ettiği frende yetersiz kalarak bisikletliye çarptığı olayda, ölen … ile birlikte eş kusurlu olduğu, ayrıca ışık kontrollü kavşağın olay yerinin 243 metre gerisinde olması nedeni ile kavşaktaki ışıklarının konumunun olayın oluşumunda etkenliğinin bulunmadığı gözetilerek, sanığın eylemini basit taksir ile işlediğinin kabulü ve buna göre uygulama yapılarak cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken, eylemin bilinçli taksir ile işlendiğinin kabulüne dayalı olarak sanık hakkında fazla cezaya hükmolunması,
2-TCK’nın 53/6. maddesinde, 3 aydan az ve 3 yıldan fazla olmamak üzere sürücü belgesinin geri alınabileceği düzenlenmiş olup, aynı Kanunun 3/1. maddesi uyarınca tayin olunacak güvenlik tedbirinin süresinin, fiilin ağırlığı ile orantılı, adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun olacak şekilde belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, “netice itibari ile almış olduğu ceza miktarı ve asli kusurlu oluşu dikkate alınarak” şeklindeki gerekçeyle sanık hakkında, en üst hadden 3 yıl süreyle sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu sebepden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 08/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.