YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/21235
KARAR NO : 2017/12905
KARAR TARİHİ : 24.10.2017
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından borçlu hakkında bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile başlatılan icra takibinde; örnek 10 numaralı ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun yasal süresi içerisinde icra mahkemesine yaptığı başvuruda; sair itiraz ve şikayetlerinin yanısıra, takip dayanağı senedin taraflar arasında düzenlenen kat karşılığı inşaat sözleşmesine istinaden boş olarak teminat amacıyla verildiğini ileri sürerek takibin iptalini talep ettiği, mahkemece, istemin kabulü ile takibin iptaline karar verildiği görülmektedir.
Bir bononun teminat olarak verildiğinin kabulü için, o bono üzerinde teminat ibaresinin bulunması zorunluluğu yoktur. Kaldı ki, bono üzerinde teminat ibaresi olsa bile, neyin teminatı olduğu ayrıca açıklanmadığı sürece, bu durum, bononun başlı başına teminat bonosu olduğunu göstermez. Diğer yandan teminat iddiasının kabulü için, bu hususun, taraflarca ayrı bir sözleşmede belirtilmesi de zorunlu değildir. Takip dayanağı senedin, teminat senedi olduğu iddiasının, hangi ilişkinin teminatı olduğu senet üzerine yazılmak suretiyle ya da yazılı bir belge ile ispatlanması gerekir (HGK’nun 14.03.2001 tarih ve 2001/12-233 E., 2001/257 K. sayılı ve yine HGK’nun 20.06.2001 T. ve 2001/12-496 sayılı kararları).
Somut olayda, takibe dayanak yapılan 29/10/2012 düzenlenme tarihli, 100.000 TL bedelli bononun, borçlu tarafından, takibin tarafları olan … ve … tarafından tarihsiz düzenlenen kat karşılığı inşaat sözleşmesinin teminatı olarak verildiği ve kayıtsız şartsız borç ikrarını içermediğinin ileri sürülmesi üzerine, mahkemece takibin iptaline karar verilmişse de, söz konusu sözleşmede, takip konusu senede açıkça bir atıfda bulunulmadığı gibi, senedin, sözleşme ile bağlantılı olarak düzenlendiğini gösterir şekilde sözleşmede bir düzenlenme tarihinin de bulunmadığı görülmektedir.
O halde mahkemece, borçlunun itirazının reddi gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin kabul edilerek takibin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24.10.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.