Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2017/3911 E. 2017/12407 K. 09.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/3911
KARAR NO : 2017/12407
KARAR TARİHİ : 09.10.2017

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın Kaldırılması ve Tahliye

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili ile davacı vekili tarafından katılma yolu ile temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

K A R A R

Dava, kira alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın kaldırılması ve kiralananın tahliyesi istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilerek davalı tarafın taşınmazdan tahliyesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince ve davacı vekilinin katılma yolu ile temyizi ile temyiz edilmiştir.
Katılma yolu ile temyiz, asıl temyiz talebine sıkı sıkıya bağlıdır (ona tabidir). Bu nedenle, asıl tarafın temyiz talebi süresinde değilse (istinaf mahkemesi kararını temyiz süresi geçtikten sonra temyiz etmişse), karşı (kendi temyiz süresini geçirmiş olan) taraf, cevap dilekçesi (katılma yolu) ile istinaf mahkemesi kararını temyiz edemez. Çünkü, asıl tarafın geçerli bir temyiz talebi olmadığı için, karşı tarafın ona katılması da söz konusu olamaz. Aynı nedenle, asıl tarafın temyiz ettiği kararın temyizi kabil değilse (m.362), karşı (kendi temyiz süresini geçirmiş olan taraf) taraf cevap dilekçesi (katılma yolu) ile hükmü temyiz edemez.
Temyiz yoluna başvuran, bu (temyiz) talebinden feragat eder (m.366, m.349/2) veya temyiz talebi Yargıtay tarafından esasa girilmeden reddedilirse (m.366, m.346), katılma yolu ile başvuranın temyiz talebi de reddedilir. (m.366, m.348/2) (Prof. Dr. …, İstinaf Sistemine Göre Yazılmış Medeni Usul Hukuku,…i Ağustos 2016, Sa 720)
Somut olayda mahkemenin 27.01.2016 tarihli kararı davalı vekilince temyiz edilmiştir. Temyiz dilekçesinin davacı vekiline 21.03.2016 tarihinde tebliği üzerince davacı vekilince süresi içerisinde temyize cevap ve katılma yolu ile temyiz talebini içerir dilekçe ile ilk derece mahkemesinin kararı temyiz edilmiştir. Ne var ki davalı vekilinin temyizi hakkında, eksik temyiz giderlerinin gönderilen ihtaratlı muhtıraya rağmen verilen kesin süre içerisinde yatırılmamış olması gerekçesi ile 22.04.2016 tarihli ek karara istinaden “2015/47 Es., 2016/5 K. sayılı ilamının davalı… Pazarlama Mob. Gıda İnş. Tur. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmemiş sayılmasına” karar verilmiştir. Mahkemenin temyiz edilmemiş sayılmasına ilişkin ek kararı taraf vekillerine usulüne uygun olarak tebliği üzerine davacı vekilince, 09.05.2016 hakim havale tarihli dilekçe ile eksik gider avansını yatırmaya hazır oldukları belirtilmiş ve aynı tarihte eksik gider avansı yatırılmıştır. Bunun üzerine dosya temyiz incelemesi için Yargıtay’a gönderilmiştir. Ancak az yukarıda belirtildiği gibi mahkeminin 22.04.2016 tarihli ek kararı ile davalı yönünden kararın Temyiz Edilmemiş Sayılmasına karar verilmiştir. Yukarıda anlatılanlar ışığında katılma yoluyla temyiz isteği asıl temyiz isteğine sıkı sıkıya bağlı olduğundan davacı vekilinin katılma yoluyla temyiz isteğinin reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz isteminin açıklanan nedenle REDDİNE, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 09.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.