YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/5951
KARAR NO : 2017/5764
KARAR TARİHİ : 26.10.2017
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 29/12/2015 tarih ve 2011/20-2015/989 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 24/10/2017 günü hazır bulunan asıl ve birleşen davada davacı şirket temsilcisi …, asıl birleşen davada davacı vekili Av. … ile asıl ve birleşen davada davalı … vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl ve birleşen davada davacı vekili, taraflar arasında 28.07.2005 tarihinde “… İli Taahhütlü Tahakkuk ve Tahsilatı Artırma Kaçağı Önleme” konulu sözleşme imzalanıp, sözleşme uyarınca 13.09.2005 tarihinde işe başlandığını, sözleşme süresinin 828 gün olup, sürenin sonunun 31.12.2007 olduğunu, davalının sözleşmeyi 17.05.2006 tarihinde gerekçe göstermeksizin feshedip, 1.200.000,00 TL bedelli kati teminat mektubunu paraya çevirerek irad kaydettiğini, davalı şirketin 12.06.2006 tarihli yazısına göre sözleşmenin 31.12.2005 tarihinde tutturulması gereken tahsilat hedefinin tutturulamadığı gerekçesiyle feshedildiğini, oysa tahsilat hedefinin tutturulup, tutturulmadığının belirlenmesi için sözleşmenin 13.1.3 maddesi gereği geçmesi gereken 6 aylık süre geçmeden sözleşmenin feshedildiğini, sözleşmenin 27. maddesinde öngörülen ihtar şartının yerine getirilmediğini, tahakkuk ile tahsilat eş zamanlı gerçekleşmediği için sözleşme eki şartname tahakkuk oranları için aylık hedefler belirlenmiş olmasına rağmen, tahsilat için ay ay hedefler öngörülmeyip, yıllık hedefler belirlendiğini, davaya esas sözleşmenin uygulanmasına davacının kusuru olmaksızın sene başında değil Eylül ayında başlandığını, müvekkilinden iş kendisine Ocak ayında teslim edilmiş gibi kabul edilerek yıl sonu hedeflerinin tutturulmasının belirlenemeyeceğini, sözleşmenin davalı tarafından haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek, asıl davada sözleşmenin haksız olarak feshedildiğinin tespiti ile muarazanın giderilerek, irad kaydedilen kati teminat mektubu bedeli için şimdilik 30.000,00 TL’nin irad kaydedildiği tarihten itibaren ticari faiziyle birlikte, el konulan malzeme ve donanımlar nedeniyle şimdilik 10.000,00 TL’nin fesih tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte, ihtiyat teminatları için şimdilik 5.000,00 TL’nin temerrüd tarihi olan 27.02.2006 tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte, hak ediş farkı ve fiyat farkları nedeniyle şimdilik 5.000,00 TL’nin 27.02.2006 ve kâr mahrumiyeti için şimdilik 50.000,00 TL’nin fesih tarihinden itibaren işlemiş faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş; birleşen davada ise irat kaydedilen kati teminat mektubu bedeli olarak 1.170.000,00 TL’nin irat kaydedilme tarihi olan 29.05.2006 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile, el konulan malzeme ve donanımlar nedeniyle 70.000,00 TL’nin fesih tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile, ihtiyat teminatları için 317.000,00 TL’nin 27.02.2006 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile, hak ediş farkı ve fiyat farklarından dolayı 66.000,00 TL’nin temerrüt tarihi olan 27/02/2006 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile, kâr mahrumiyeti nedeniyle 1.150.000,00 TL’nin fesih tarihinden itibaren işleyecek faizi ile tahsilini talep etmiştir.
Asıl ve birleşen davada davalı vekili, sözleşmeyi uygulayıcı tarafın … … olması nedeniyle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davacı firmanın 2005 yılı tahakkuk hedefleri oranının % 40, tahsilat hedefleri oranının % 70 olduğunu, davacının 1.taahhüt yılı tahakkuk taahhüt değerinin % 41,62 olmasına karşın tahsilat taahhüdü değerinin % 58,14 oranında gerçekleştirdiğini, sözleşmenin feshinin tamamen sözleşme hükümlerine uygun olarak yapıldığını savunarak asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne; taraflar arasında yapılan 28.07.2005 tarihinde imzalanan … İli Taahhütlü Taahhuk ve Tahsilatı Artırma Kaçağı Önleme İşleri Sözleşmesinin davalı tarafından haksız olarak fesih edildiğinin tespitine, irat kaydedilen sözleşme teminatından dolayı nakde çevrilen teminat mektubundan doğan 1.200.000 TL’nin 29.05.2006 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan tahsiline, el konulan malzeme ve donanım bedeli nedeniyle 32.500 TL alacağın teminat tarihi olan 24.05.2006 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan tahsiline, hak ediş kesintilerinden kaynaklanan 322.000,00 TL alacağın temerrüt tarihi olan 24.05.2006 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, asgari ücret fiyat farkından kaynaklanan 71.000,00 TL alacağın 5.000 TL’sinin 19.06.2006 tarihinden itibaren, 66.000,00 TL’sinin ise 09.05.2011 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, kâr mahrumiyetinden kaynaklanan 43.650,00 TL’nin 19.06.2006 tarihinden itibaren 1.046.733,89 TL’nin ise 09.05.2011 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına; mahkemece verilen ilk kararın Dairemizce bozulmasından sonra alınan karar düzelme ilamında da ifade edildiği üzere mahkemece bozmaya uyulmakla davacının tahsilat taahhüdünün gerçekleşmiş olup olmadığının yeniden değerlendirilecek ve buna göre feshin haklı yahut haksız olup olmadığının sözleşme hükümlerine göre belirlenecek bulunmasına, sözleşme eki olan “Taahhütlü Tahakkuk Ve Tahsilatı Arttırma, Kaçağı Önleme İşleri Özel Şartnamesi”nin 4.1. maddesinde tahsilat oranı hesabının, taahhüt yıllarına ait tahakkuk-tahsilat kayıtları ile muhasebe kayıtlarının uygunluğunun ve mutabakatının sağlanması sonucu bulunan, kesinleşmiş ve onaylanmış bilançoya esas muhasebe kayıt değerleri üzerinden tespit edilecek değerler baz alınarak taahhüt yılları için yapıldığının belirtilmesine, böylece 2005 yılı Aralık ayında faturalandırılan ancak ödeme tarihi takip eden yılın Ocak ayına sarkan faturalar nedeniyle yapılan tahsilatların biten yılın tahsilatlarına eklenmesi suretiyle yapılan hesaplamanın yerinde bulunmasına, özel şartnamenin “Tahsilat Taahhüdü” başlıklı 4.2. maddesinde yer alan “İstekli madde 4.1. de tanımlandığı şekilde hesaplanan tahsilat oranını, taahhüt yılları için idarece belirlenmiş yüzde oranında gerçekleştirmeyi kabul ederek tekliflerini verir; ancak, yüklenici tarafından tahakkuk ettirilen alacaklardan taksite bağlanmış bölümünün kWh miktarı, taksite bağlandığı tarihteki dönemde tahsilat taahhüdü kadar tahsil edilmiş sayılır” hükmünün de bu sonuca ulaşmayı destekliyor olmasına göre taraf vekillerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.480,00 TL duruşma vekalet ücretinin herbir taraftan alınıp yekdiğerine verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 2,20 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 128,846,73 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 26/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.