YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/1062
KARAR NO : 2017/4363
KARAR TARİHİ : 14.09.2017
MAHKEMESİ : … (KAPATILAN) 3.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … (Kapatılan) 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/12/2013 gün ve 2006/540-2013/280 sayılı kararı düzeltilerek onayan Daire’nin 01.10.2015 gün ve 2014/13220-2015/9775 sayılı kararı aleyhinde taraf vekilleri tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davacının adına tescilli “MERİT” ibareli markalarının bulunduğunu, davalının müvekkilinin unvan ve markasında yer alan “Merit” sözcüğüyle iltibas yaratacak “Merit Life” ibaresini kullandığının tespit edildiğini, davalıya, davacının marka ve unvanına tecavüz teşkil eden ve haksız rekabet niteliğindeki eylemine son verilmesine ilişkin olarak ihtarname gönderildiyse de ihtarnameye cevap verilmediğini, davalının http://meritlife.net adresli bir internet sitesinin de bulunduğunu, günlük gazetelerde “Merit Life Göl Konakları” isminde reklamlar yayınlattığı gibi tanıtım-reklam amaçlı haberlerde de davalının “Merit Life” ibaresini kullanmaya devam ederek tecavüz eylemlerini sürdürdüğünü ileri sürerek, asıl davada davalının eylemleriyle davacı markasına tecavüzde ve haksız rekabette bulunduğunun tespiti ile men ve ref’ine, sonuçların giderilmesine, şimdilik 1.000 TL maddi tazminatın tahsiline, verilecek kararın ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiş; ıslah dilekçesiyle maddi tazminat talebini 4.000.000,00 TL’ye yükseltilmiştir. Birleşen davada ise, asıl davada ileri sürdüğü tecavüze dayalı olarak 350.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan avans faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce davalı yararına vekalet ücreti yönünden düzeltilerek onanmıştır.
Taraf vekilleri, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1- Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve uyuşmazlık konusu markanın kullanımının sona erdirilmesi için davacı tarafça keşide edilen 10.02.2006 tarihli ihtarname ile anılan markanın 2006/6792 sayı ile tescil başvurusu yapıldığı 24.02.2006 tarihleri arasında davalı tarafça kullanımının öncelik ve üstün hakka dayalı bir kullanım niteliğinde olduğu kanıtlanamadığından bu tarihler arası kullanımın davacının tescilli marka hakkına tecavüz oluşturmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki (2) nolu bendin kapsamı dışında kalan sair karar düzeltme istemlerinin reddi gerekir.
2- Ancak, davalı tarafça dava konusu edilen marka için TPE nezdinde 24.02.2006 tarih ve 2006/6792 sayılı tescil başvurusu yapılmış olup işbu dava ise 30.03.2006 tarihinde açılmıştır.
Asıl ve birleşen davada davacı, marka hakkına dayalı tecavüzün önlenmesi ve tazminat talebinde bulunduğuna göre, davalının dava tarihinden önceki 2006/6792 sayılı tescil başvurusunun kesinleşerek sicile tescili halinde, marka hakkı koruması 556 sayılı KHK 40. maddesi uyarınca başvuru tarihinden itibaren doğacağından, davalının dava tarihindeki kullanımı da kapsayacak şekildeki kullanımının tescilli marka hakkı kapsamında kaldığının kabulü gerekecektir. Nitekim, davalı tarafçada söz konusu başvurunun kabul edilerek 37. sınıf hizmetler için sicile kaydedildiğine ilişkin 2006/6792 sayılı “Meritlife Göl Konakları + Şekil” marka tescil belgesi örneği dosyaya sunulmuştur.
Ancak, dosyada mevcut işlem dosyası örneğine göre davalı tarafça 2006/6792 sayılı markanın tescili için yapılan başvurunun TPE’ce reddedilmesi üzerine, TPE YİDK kararının iptali için açılan ve taraflar ile TPE arasında görülen davada … 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin kesinleşen 20.01.2009 tarih 2007/57 esas ve 2009/10 karar sayılı kararıyla davanın kısmen kabulüyle TPE YİDK kararının 2006/6792 sayılı başvurunun 37. sınıf 09,14,15,20,21,22,23,24,25 ve 26 alt gruplarında sayılan hizmetler bakımından iptaline fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Başka bir deyişle keşinleşen mahkeme kararı uyarınca davalının 2006/6792 sayılı marka tescil başvurusunda yer alan 37. sınıf 01,02,03,04,05,06,07,08,09,10,11,12,13,14,15,16,17,18,19,27 ve 28. alt gruplar bakımından başvuru reddedilmiş bulunmaktadır. Buna karşın, davalı tarafça dosyaya sunulan marka tescil belgesinde 2006/6792 sayılı davalı başvurusunun başvuruda yer alan 37. sınıftaki reddedilen alt gruplarıda kapsayacak şekilde markanın sicile tescil edildiği anlaşılmaktadır. HMK 303. maddesi uyarınca kesinleşmiş mahkeme kararı davanın taraflarını bağlayıcı kesin hüküm oluşturur. Bu bakımdan öncelikle TPMK (TPE)’den … 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin kesinleşen 20/01/2009 tarihi 57/10 sayılı kararına karşın 2006/6792 sayılı markanın 37. sınıf hizmetlerde 01,02,03,04,05,06,07,08,09,10,11,12,13,14,15,16,17,18,19,27 ve 28. alt gruplarıda kapsayacak şekilde marka tescil belgesinin düzenlenme nedeninin araştırılıp açıklığa kavuşturulması ve mahkeme kararına uygun ve güncel marka tescil belgesinin dava dışı kurumdan celbi gereklidir. Şayet, mahkeme kararına aykırı bir tescil gerçekleştirilmiş ise, görünürdeki sicilde yer alan bir kayda dayalı hakkın korunması mümkün olmayacaktır.
Bu nedenle de, mahkemece bu bentte açıklanan hususlarda inceleme yapılarak TPMK’dan (TPE) 2006/6792 sayılı marka tescil belgesinin mahkeme kararına uygun örneği celbedilerek, marka tescil belgesinin kapsadığı hizmetler itibariyle davalının eyleminin tescilli 2006/6792 sayılı marka hakkı kapsamında bir kullanım niteliğinde olup olmadığı araştırılıp hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiğinden davalı vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin düzeltilerek onama ilamı kaldırılarak kararın bu bentte açıklanan nedenlerle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin karar düzeltme itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair karar düzeltme istemlerinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüyle Dairemizin 01.10.2015 tarih 2014/13220 esas 2015/9775 karar sayılı düzelterek onama ilamının kaldırılarak mahkeme kararının bu bentte açıklanan nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri karar düzeltme harcının istekleri halinde karar düzeltme isteyenlere iadesine, 14/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.