YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/4066
KARAR NO : 2017/12198
KARAR TARİHİ : 22.11.2017
Gece vakti kilitlenmek suretiyle muhafaza altına alınmış eşya hakkında hırsızlık, mala zarar verme ve konut dokunulmazlığını ihlal etme suçlarından suça sürüklenen çocuk …’ün, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b, 143, 151/1, 116/1-4, 31/3 (3’er kez), 62 (3’er kez) ve 52/2. (2’şer kez) maddeleri uyarınca 1 yıl 4 ay 20 gün hapis, 1.320 Türk lirası ve 4.000,00 Türk lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına dair Bakırköy 5. Çocuk Mahkemesinin 13/04/2017 tarihli ve 2017/50 esas, 2017/147 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 28/07/2017 gün ve 6967-2017-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08/08/2017 gün ve 2017/47876 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamında bulunan nüfus kaydına göre 19/09/1997 doğumlu suça sürüklenen çocuğun, 05/08/2012 olan suç tarihinde 12-15 yaş grubunda olduğu halde, hakkında tayin olunan cezalarından yaş sebebiyle indirim yapılırken 5237 sayılı Kanunun 31/2. maddesi gereğince 1/2 oranında indirim yapılması gerekirken, anılan Kanun’un 31/3. maddesine göre 1/3 oranında indirim yapılarak fazla ceza verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
1- Suç tarihi itibariyle 12 yaşını doldurmuş olup da, 15 yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuğun eylemlerine uyan 5237 sayılı TCK’nın 116/1-4, 151/1 ve 31/2. maddelerinde tanımlanan konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçları için öngörülen cezaların türü ve üst sınırına göre aynı Kanun’un 66/1-e, 66/2. maddelerinde öngörülen 4 yıllık zamanaşımının suçun işlendiği 06.08.2012 gününden iddianamenin düzenlendiği 31.01.2017 tarihleri arasında gerçekleştiği ve bu süre içinde zamanaşımını kesen başka bir işlem yapılmadığı gözetilerek, suça sürüklenen çocuk hakkındaki yukarıda anılan suçlardan açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Suç tarihi itibariyle 12-15 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuğun 5237 sayılı TCK’nın 31/2. maddesi uyarınca atılı hırsızlık suçunun hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişip gelişmediği hususunda uzman hekim raporu alınması gerektiği gözetilmeyerek,
3- Çocuk Koruma Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20/1-7 maddesi ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35. maddesi uyarınca; fiil işlendiği sırada 12-15 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuğun işlediği hırsızlık fiilinin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, sosyal yönden inceleme yaptırılmasının gerekli olduğu, mahkemece sosyal inceleme raporuna gerek görülmediği takdirde ise gerekçesinin kararda gösterilmesinin zorunlu olduğu gözetilmeden eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması hususları da belirlenmiş olup, bu yönlerden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 22.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.