Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2015/10481 E. 2017/12539 K. 10.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/10481
KARAR NO : 2017/12539
KARAR TARİHİ : 10.10.2017

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Borçlu vekili şikayetinde; icra emrinin ilama aykırı olduğunu, alacak kalemleri ile faiz miktar ve tarihlerinin de icra emrinde belirtilmediğini ileri sürerek icra emrinin iptalini talep etmiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine karar verilmiş, hüküm borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlamda hükmedilen ücret alacaklarına uygulanacak en yüksek mevduat faizi oranının tespiti için HGK’nun 20.09.2006 tarih, 2012/594-534 Esas ve Karar sayılı kararında da vurgulandığı üzere, Mahkemece yapılacak iş; tarafların bildirdikleri bankalardan hakkın doğum tarihinden itibaren birer yıllık devreler halinde mevduata fiilen uyguladıkları en yüksek faiz oranının sorulması, hakkın doğum tarihinden itibaren takip tarihine kadar istenebilecek faiz miktarının bilirkişiye hesaplattırılması şeklinde olmalıdır. Ayrıca, şikayet dilekçesi içeriği dikkate alındığında, Merkez Bankası faiz tablosu, fiilen uygulanan değil uygulanması muhtemel olan en yüksek mevduat faiz oranlarını göstermekte olduğundan buna göre hesap yapılması doğru olmayacaktır.
Bu durumda Mahkemece, taraflardan banka isimleri sorulup, yukarıda bildirilen ilkeler ışığında, her iki tarafın da bildirdiği tüm bankalardan fiilen uyguladıkları mevduat faiz oranları getirtilerek ve en yüksek mevduat faiz oranı tespit edilerek gerektiğinde yeni bir bilirkişiden rapor alınmak suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken Merkez Bankası verileri baz alınarak hazırlanan bilirkişi raporu doğrultusunda sonuca gidilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenle İİK’nun 366 ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 10.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.