YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/6236
KARAR NO : 2017/12529
KARAR TARİHİ : 10.10.2017
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVACILAR : … vd.
VASİ ADAYI : …
KISITLI ADAYI : …
DAVA TÜRÜ : Vasi Tayini
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacılar vekili, kısıtlanması istenilen …’ın, akıl zayıflığı, yaşlılığı ve malvarlığını kötü yönetimi sebebiyle kısıtlanarak kendisine vasi atanmasını istemiş, mahkemece; TMK.nun 405. maddesinde yer alan koşullar oluşmadığından davanın reddine karar verilmiş; karar süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Türk Medeni Kanununun 406. maddesinde ”Savurganlığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı veya malvarlığını kötü yönetmesi sebebiyle kendisini veya ailesini darlık veya yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açan ve bu yüzden devamlı korunmaya ve bakıma muhtaç olan ya da başkalarının güvenliğini tehdit eden her ergin kısıtlanır.” hükmü yer almaktadır.
Mahkemece hükme esas alınan raporda, şahsa vasi tayini gerekmediği belirtilmiş olup sadece TMK.nun 405. maddesi bakımından değerlendirme yapılmıştır. Oysa ki dava dilekçesinde kısıtlı adayının malvarlığını kötü yönetmesi iddiası da mevcuttur. Mahkemece TMK.nun 406. maddesi uyarınca araştırma yapılmadan hüküm kurulmuştur. Vesayet hakkındaki hükümlerin kamu düzenine ilişkin olduğu, mahkemece kendiliğinden araştırma yapılabileceği de gözetilerek, tarafların gösterecekleri delillerin toplanması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile davanın reddi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle davacılar vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte gösterilen nedenle reddine, HUMK’nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 10.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.