YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/4022
KARAR NO : 2017/5902
KARAR TARİHİ : 31.10.2017
MAHKEMESİ : … 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/11/2015 tarih ve 2013/480-2015/919 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar … ve … vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, “www.kreatekxom.tr” alan adında faaliyet yürüten internet sitesinin müvekkili şirkete ait olup, müvekkili Hatice Dilek Atik’in hem internet sitesinin hem de şirketin sahibi olduğunu, müvekkili şirketin kişiye özel tasarımlarla ürünler meydana getiren bir şirket olduğunu, yerli piyasada daha önce var olmayan ve kişilere özel olarak tasarlanan ahşap maddeden mamul kartvizit, kitap ayracı, kumaş kartvizitler ürettiğini, “ww. ….com” alan adında faaliyetlerini yürüten davalıların, müvekkillerinin ürün ve tasarımlarını birebir kopyalayarak ve kendi ürünleriymiş izlenimi vererek piyasaya sürdüklerini, ürünlere ilişkin tanıtım yazılarının dahi müvekkillerinin sitesindekilerle birebir aynı olduğunu, davalıların eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğini, ihtarname gönderilerek eylemlerine son verilmesi istenilmesine rağmen son vermediklerini ileri sürerek, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, davalıların sahip olduğu benzer ürünlere ve bu ürünleri imal ederken kullandığı her türlü makine ve araca el konulması, hükmün ilanı, 10.000 TL maddi ve 15.000 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında davalı şirket hakkındaki davadan feragat etmiştir.
Davalılar … ve … vekili, …’nin, … İşletme Hizmetleri ticaret unvanı ile şahıs firması olarak faaliyet gösterdiğini, …’nin, Ç… Tic. Ltd. Şti’de sigortalı olarak çalıştığını ve davada husumet sıfatının olmadığını, yerli ve yabancı birçok firma tarafından tahta kartvizit ve tahta kitap ayraçlarının üretildiğini, bu ürünlerin standart bir şekil ve formda üretilmek zorunda olduğunu, bu nedenle, tahta kartvizit ve tahta kitap ayraçlarının üretiminin davacının tekelinde olduğunun kabul edilemeyeceğini, lale figürlü kitap ayracının özel tasarım niteliği taşımadığını, lale figürünün anonim olduğunu, tahta, seramik, kumaş gibi birçok materyal üzerinde kullanıldığını, davacının ihtarnamesi üzerine, müvekkilinin internet sitesinde yer alan görselleri derhal kaldırması nedeniyle, davanın açıldığı tarih itibariyle, ortada haksız rekabet teşkil eden bir eylemin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafın ürünlerinin fotoğraf ve görsellerinin davalıya ait “www….com” alan adında sergilendiği sabit olup, bu hususta taraflar arasında bir itilafın bulunmadığı, davalının bu görselleri dava tarihinden önce kaldırmış ise de, hukuka aykırı bu eylemi hukuka uygun hale getirmeyeceğinden eylemin hukuki nitelendirilmesinde herhangi bir değişikliğe gidilmediği, esasen eylemin yalnızca bir defa gerçekleştirilmesinin karşı tarafın hukuki himaye talep edebilmesi için yeterli olduğu, her ne kadar davalı bu görsellerin anonim olduğunu ve hukuka aykırı bir eylem içerisinde bulunmadığını savunmuş ise de, dosyaya sunulu kitap ayracı, 14/8/2012 tarihinde yani davacının ihtarnamesinden sonra kargoya verildiğinden davalıların davacının ihtarnamesi ile anılan fiillere son verdiklerinin kabul edilemeyeceği, tarafların aynı sektörde faaliyet göstermesi ve her iki tarafın da internet üzerinden satış yapıyor olmaları nazara alındığında davacının ürünlerine ait görsellere davalının internet sitesinde yer verilmesinin “www…..com.tr” adlı internet sitesi ile “www…..com” sitesi arasında idari ve ekonomik bir bağlantı olduğu kanısını uyandırdığı, bu nedenle davacıya ait ürünlerin görsel ve fotoğraflarının davalıya ait internet sitesinde yayınlanmasının haksız rekabet teşkil ettiği, davalı …’nin banka hesabına dava konusu eylemler nedeniyle para akışı olmasının davacı şirket aleyhine haksız rekabet eylemine giriştiğini gösterdiği, diğer davalı …’nin ise karışıklığa neden olan ürünleri imal etmesi ve “www…..com” alan adında davacıya ait ürünlerin görsellerini sergilemesinin haksız rekabet eylemine giriştiğini gösterdiğinden eylemin davalılar … ve … tarafından birlikte gerçekleştirildiği sonucuna varıldığı, davacının kâr kaybı zararının 44.358,23 TL olduğu, eylemin aynı zamanda davacı şirketin kişilik haklarını zedeleyici olup, davacının bu eylemleri nedeniyle manevi zarara uğradığı kabul edileceğinden manevi tazminat koşullarının somut davada gerçekleştiği, davalı … İşletme Ltd. Şti. hakkında davadan feragat edildiği gerekçesiyle, davalı … Ltd. Şti. hakkındaki davanın feragat nedeniyle reddine, “www…..com.” internet sitesindeki haksız rekabetin önlenmesine, karar kesinleştiğinde bir suretinin gazetede ilanına, davalılar … ve … hakkındaki maddi tazminat isteminin kabulü ile, 10.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden, 34.358,23 TL’nin ıslah tarihinden itibaren olmak üzere toplam 44.358,23 TL maddi tazminatın, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 5.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar … ve … vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, mümeyyiz davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, davalıların sahip olduğu benzer ürünlerin ve bu ürünleri imal ederken kullandığı her türlü makine ve araca el konulması, hükmün ilanı ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece hüküm fıkrasında; “www…..com alan adlı internet sitesindeki haksız rekabetin önlenmesine” şeklinde karar verilmiş ise de, aynı hüküm fıkrasında internet sitesindeki hangi davalı eylemlerinin ne şekilde haksız rekabet teşkil ettiği belirtilmeksizin ve infazda tereddüt oluşturacak şekilde karar verilmiştir. HMK 297/2. maddesi uyarınca hükümde taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Bu bakımdan, öncelikle davalılara ait internet sitesindeki satışa arz edilen ürünlerden hangilerinin davacı internet sitesindeki satışa sunulan iş mahsulleri ile haksız rekabete yol açacak derecede taklidi olduğunun bilirkişiler vasıtasıyla belirlenmesinden sonra, bu mahsuller bakımından internet yoluyla gerçekleştirilen haksız rekabetin önlenmesine karar verilmesi gerekirken, davalıların elektronik ticaret yaptıkları internet sitesindeki faaliyetlerinin tümünü önleyecek şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3- Ayrıca, mahkemece davacı tarafın tercihine uygun olarak haksız rekabet karşılığı yoksun kalınan kazancın belirlenmesi için bilirkişi görüşüne başvurulmuş ise de, bilirkişi heyetinin ek raporunda da belirtildiği üzere hükmedilen 44.358,23 TL tutarındaki tazminatın esasen davacı tarafın tüm ürünlerinin satışı ile ilgili hasılata ilişkin olduğu oysa, bu yönteme göre hesaplanacak tazminatın ancak haksız rekabet oluşturacak ürünlere münhasır olması gerektiği gözden kaçırılarak tazminata hükmedilmesi doğru olmadığı gibi, sadece ürünlere hasren yapılacak hesaplama ve buna bağlı olarak da manevi tazminat takdiri gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi de doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, mümeyyiz davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, mümeyyiz davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın mümeyyiz davalılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 31/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.