YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/17630
KARAR NO : 2017/15187
KARAR TARİHİ : 22.11.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Sanık hakkında katılanlar … ve …’e karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık müdafiilerinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Hükmolunan adli para cezalarının 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesiyle 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanuna eklenen geçici 2. maddesi uyarınca kesin nitelikte olduğundan bahisle temyiz isteminin reddine ilişkin ek kararın sanık müdafiine tebliği sonrası, 05.10.2016 havale tarihli dilekçesi ile ek karara yönelik temyiz isteminde bulunulmuş ise de; 11.10.2016 havale tarihli dilekçesi ile bu hükümlere yönelik temyiz istemlerinden vazgeçtiklerini belirtmesi ve söz konusu kararın re’sen temyize tabi olmaması karşısında, dosyanın ek karar yönünden incelenmeksizin mahal mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE,
2) Sanık hakkında katılan … ve mağdur …’e karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık müdafiilerinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Oluşa ve tüm dosya içeriğine göre; nişan töreni sırasında kız ve erkek tarafı arasında sebebi tam olarak bilinmeyen ve ilk haksız hareketi yapanın da tespit edilemediği kalabalık bir kavga ortamında, sanığın üzerine atılı suçları işlediğinin anlaşılması karşısında; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas – 367 sayılı Kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu Ceza Daireleri’nin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde, şüpheli kalan bu halin sanık lehine 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari seviyede (1/4) oranında uygulanmasını gerektirdiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 22.11.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.