YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/4066
KARAR NO : 2017/5857
KARAR TARİHİ : 30.10.2017
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/04/2015 tarih ve 2014/530-2015/148 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 3, 5, 8, 9, 11, 16, 34. sınıf ürünleri içeren DERBY ibareli çok sayıda markasının bulunduğunu, markasının tanınmış olduğunu, müvekkil markalarına iltibas ve tecavüz oluşturan ve onun tanınmışlığından haksız yarar sağlayacak 12. sınıftaki inşaat malzemelerinin taşınabilmesi için kullanılan el arabaları ürünlerini içeren 2013/20444 kod numaralı DERBY ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkilin itirazının YİDK tarafından red edildiğini, YİDK kararının iptali ile davalı adına tescil olunan markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili davanın reddini istemiştir.
Davalı davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının 3, 5, 8, 9, 11, 16, 34. sınıf ürünleri içeren ”DERBY” ibareli çok sayıda markasının bulunduğu, davalının 12. sınıftaki inşaat malzemelerinin taşınabilmesi için kullanılan el arabaları ürünlerini içeren 2013/20444 kod numaralı ”DERBY+şekil” ibareli marka başvurusunun olduğu, davacının markaları ve davalı markalarının esas ve ayırt edici unsurlarının ”DERBY” ibareleri olduğu, her iki işaretin asıl ve ayırt edici unsurları itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama alıcıları iltibasa düşürebilecek derecede benzer bulundukları, ancak başvuru konusu işaretin kapsamında yer alan 12. sınıftaki ”inşaat malzemelerinin taşınabilmesi için kullanılan el arabaları ürünlerinin” davacı markalarında bulunmadığı, davacı markalarının kapsamında bulunan ürünlerle aynı tür sayılmaları imkânı olan mallar da bulunmadığı gibi her iki ürün grubunun dağıtım kanalları, kullanım yöntemleri, hedeflenen halk kesimleri farklı olduğu birbirlerini tamamlama veya birbiri yerine ikame edilebilme niteliği bulunmadığından davacının iltibas vakıasına dayanarak davalının başvurusunu engelleme olanağı bulunmadığı, ancak davacı vekilinin iltibas vakıası yanında ayrıca tanınmışlık vakıasına da dayandığı, davacının ”DERBY” ibare ve esas unsurlu markalarının özellikle tıraş bıçakları ürünleri bakımından yazılı ve görsel tanıtım araçlarıyla gerçekleştirilen kuvvetli reklâm ve yaygın dağıtım ile haberlerle davacı teşebbüsüne sıkı sıkıya bağlandığı, ürünlerinin taşıdığı garanti ve kalite ile bilindiği, birçok insan tarafından refleks hâlinde hemen hatırlanan tanınmış bir marka olduğu, nitekim TPE tarafından da tanınmış marka olduğu kabul edilerek ilgili sicile tescil ve gazetede ilân olunduğu, lakin ”DERBY” kelimesinin davacının yarattığı bir sözcük olmadığı, gerek ülke içerisinde ve gerekse ülke dışında birçok şirket tarafından tescilli ve tescilsiz biçimde farklı birçok ürün grubunda kullanıldığı, ayrıca başvuru konusu işaretin 12. sınıftaki inşaat malzemelerinin taşınabilmesi için kullanılan el arabaları ürünler için tescil başvurusunda bulunduğundan tıraş bıçakları sektöründe bilinirliği kanıtlanmış olan davacı markasının gücünün ve etkileme alanının zayıflamasına asla neden olmayacağı, bir bağlılık yaratmasının da söz konusu olmayacağı, davalının davacı markalarına yanaşma niyet ve arzusunu taşıdığının kanıtlanmadığı, ”DERBY” ibaresinin ayırt ediciliğinin zayıf bir sözcük olması nedeniyle başvurunun tescilinin davacının markalarının ayırt edici karakterini zedeleyici olduğu sonucuna varılmasının olanaksız olduğu, yine davalı başvurusunun davacı markalarına yönelik bir kötüleme içermediği gibi onu karartacak bir unsur ve algılama da yaratmadığı, bu nedenle 556 sayılı KHK’nin 8/4. maddesi uyarınca da davalı başvurusunun tescilini engelleme olanağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,20 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 30/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.