Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2017/3745 E. 2017/8576 K. 08.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/3745
KARAR NO : 2017/8576
KARAR TARİHİ : 08.11.2017

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : Sanıklar …(1980 doğumlu) ve … hakkında; Beraat
Sanık … hakkında; TCK’nın 89/1-3.b, 52/2, 53/6. maddeleri gereğince mahkumiyet.
Sanık … hakkında; TCK’nın 89/1-3.b, 22/3, 62. maddeleri gereğince mahkumiyet.

Taksirle yaralama suçundan sanıklar … ve …’ın mahkumiyetine ilişkin hükümler sanıklar müdafii ile katılanlar vekili tarafından; sanıklar … ve …’ın beraatine ilişkin hükümler ise sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1)Sanıklar … ve …’ın beraatlerine ilişkin hükmün temyizen incelenmesinde;
Sanıklar müdafii tarafından yapılan temyiz itirazlarının vekalet ücretine hasren olduğu anlaşılmakla;
Yapılan yargılama sonunda, sanıkların kusurunun bulunmadığı, gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılanlar vekilinin beraat kararlarının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Kendisini vekil ile temsil ettiren ve beraat eden sanıklar lehine, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/5. maddesi uyarınca hazine aleyhine maktu vekalet ücreti tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılanmayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hükme “Kendilerini vekil ile temsil ettiren ve beraat eden sanıklar … ve …’ın lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 1.500,00’er TL vekalet ücretinin hazineden alınarak sanıklara verilmesine” ibaresinin yazılması suretiyle sanıklar hakkındaki beraat hükümlerinin isteme uygun olarak DÜZELTİLEREK ONAMASINA,
2) Sanık …’ın mahkumiyetine ilişkin hükmün temyizen incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin ve katılanlar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Olay tarihinde Uşak Binicilik Atlı Spor Kulübü Derneği üyesi olan sanık …’ın yaptığı cirit oyunu sırasında attığı cirit sopasının seyircilerin arasında oyunu izleyen dokuz yaşındaki katılan …’in gözüne isabet ettiği ve Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalından alınan doktor raporuna göre sağ göz fonksiyonlarının sürekli kaybına neden olacak şekilde yaralandığı olayda, sanığın kusurlu olması nedeniyle temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinde isabetsizlik bulunmamakta ise de, iki sınır arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş şekli, meydana gelen zararın ağırlığı, maddede öngörülen cezanın alt ve üst sınırı nazara alınmak suretiyle, adalet, hakkaniyet kurallarına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, üst sınırdan ceza verilmesi suretiyle teşdidin derecesinde yanılgıya düşülmesi ile sanığın eyleminde bilinçli taksirin koşullarının oluşmadığı halde sanık hakkında TCK’nın 22/3 maddesi uygulanması suretiyle fazla cezaya hükmolunması,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA,
3)Sanık …’ın mahkumiyetine ilişkin hükmün temyizen incelenmesinde;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tebliğnamesi ile “sanığın Uşak Binicilik Atlı Spor Kulübü Derneği’nin ikinci başkanı olduğu, kulübün birinci başkanının ise vefat eden …(… doğ.) olduğu, olay tarihinde kulübü temsil yetkisinin birinci başkanda olması nedeniyle sanık …’ın beraatine karar verilmesi gereğiyle” hükmün bozulması talep edilmiş ise de, dosya içerisinde bulunan Uşak Valiliği İl Dernekler Müdürlüğünün 07.01.2013 tarihli yazısına ekli derneğe ait 19/11/2006 tarihli olağan Genel Kurul toplantı tutanakları incelendiğinde seçilen beş yönetim kurulu asil üyesinden …’ın (1945 doğumlu) birinci başkan ve sanık …’ın ise ikinci başkan sıfatıyla derneği temsile yetkili kılındıkları, oluş ve dosya kapsamına uygun bulunan 15/07/2014 havale tarihli heyet bilirkişi raporu ile de doğrulandığı üzere tüzel kişiliği binici elden temsil yetkisinin yönetim kurulu başkan ve ikinci başkanında olduğunun belirtildiği, olay tarihinde derneği temsil yetkisi bulunan sanığın gerekli güvenlik önlemlerinin alınmasını sağlamayarak meydana gelen yaralanma olayında kusurlu olduğu, mahkemenin kusura ilişkin kabulü yerinde görüldüğünden, tebliğnamenin bu husustaki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin ve katılanlar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a-Olay tarihinde sanığın, Uşak Binicilik Atlı Spor Kulübü Derneği yönetim kurulu üyesi ve ikinci başkanı sıfatıyla Geleneksel Spor Dalları Federasyonu Atlı Cirit Müsabaka Talimatı gereği olay mahallinde güvenlik önlemlerini almayarak, katılanın sağ göz fonksiyonlarının sürekli kaybına neden olacak şekilde yaralanmasına kusurlu olarak sebebiyet verdiği olayda, taksirinin yoğunluğu ve meydana gelen zararın ağırlığı gözetilerek, alt sınırdan uzaklaşılarak hak ve nasafete uygun bir ceza tayini yerine, alt sınırdan hüküm kurulması suretiyle eksik ceza tayini,
b-Ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği hususuna hükümde yer verilmemek suretiyle TCK’nın 52/4. maddesine aykırı davranılması,
c-TCK’nın 53/6. maddesinde “belirli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkumiyet halinde 3 aydan 3 yıla kadar bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebileceğinin düzenlendiği, bir mesleğin icrasının yasaklanabilmesi için ruhsatnameye bağlı olarak yürütülmesi gerekmekte olup, sanığın icra etmiş olduğu dernek yönetim kurulu üyeliği ve ikinci başkanlığı görevlerinin ruhsatnameye bağlı olarak yürütülen meslekler olmadığı gözetilmeden, sanığın 3 ay süreyle mesleğinden yasaklanmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafii ile katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 08/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.