YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/8449
KARAR NO : 2017/8682
KARAR TARİHİ : 09.11.2017
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma
Hüküm : TCK’nın 179/3-2, 62,53. maddeleri gereğince mahkumiyet
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın yokluğunda verilen hükmün sanığın kovuşturma aşamasında bildirdiği en son adresinden farklı olan mernis adresine 15.02.2016 tarihinde Tebligat Kanunu’nun 21. maddesi gereğince tebliğ edildiği, ancak bu adres sanığın bildirdiği adresinden farklı olduğundan yapılan tebligat işleminin usulüne uygun olmadığı anlaşılarak, sanığın 09.03.2016 tarihli temyiz isteminin öğrenme üzerine süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Mahkemece 01.03.2011 tarihinde sanık hakkında TCK’nın 179/3-2,62,53. maddeleri gereğince 2 ay 15 gün hapis cezasından ibaret mahkumiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, söz konusu kararın 09.09.2011 tarihinde kesinleştiği, denetim süresi içinde sanığın yeniden kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle Sungurlu Asliye Ceza Mahkemesi tarafından sanık hakkında 2863 sayılı Kanun’a aykırılıktan 1 yıl 8 ay hapis cezasına hükmolunduğu, bu ikinci suçtan kurulan mahkumiyet hükmünün suç tarihinin 26.12.2012 olduğunun anlaşıldığı, bunun üzerine mahkemece ilk hükme yönelik dosya yeniden ele alınarak, hükmün açıklanmasına dair kararını kapsayan dosyanın incelenmesinde;
178 promil alkollü olan sanığın ana yoldan seyirle ışıksız kavşak mahallinde tali yoldan ana yola çıkan … idaresindeki traktöre çarptığı ve motosikletinde yolcu olarak bulunan mağdur …’ın nitelikli şekilde yaralanmasına tali kusuru ile sebebiyet verdiği olayda, nitelikli şekilde yaralanan mağdurun sanıktan şikayetçi olmadığı ve sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçundan kamu davası açıldığı, 178 promil alkollü olarak araç kullandığı tespit edilen sanığın, güvenli sürüş yeteneğini kaybettiği ve dolayısıyla atılı trafik güvenliğini tehlikeye sokma ve taksirle yaralama suçlarının oluştuğu, zarar suçunun oluştuğu ahvalde ayrıca tehlike suçundan cezalandırma imkanının bulunmadığı, bilinçli taksir halinde TCK’nın 89/1. maddesi kapsamındaki yaralanma şikayete tabi olmasına rağmen 89/2. maddesi kapsamındaki yaralanmanın aynı Kanunun 89/5. maddesi uyarınca şikayete tabi olmadığı, her iki suçun birlikte işlendiği hallerde sanığın hangi suç nedeniyle cezalandırılacağı belirlenirken suçlar için Kanun’da öngörülen cezaların ağırlığı değil, zarar-tehlike suçu kriterinin esas alınması gerektiği buna göre; sanığın taksirle yaralama suçundan cezalandırılmasının mümkün olması halinde sadece bilinçli taksirle yaralama suçundan cezalandırılması, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan hüküm verilmesine yer olmadığına karar verilmesi, bu durumda mahkemece ilk olarak bilinçli taksirle yaralama suçundan sanık hakkında kamu davasının açılmasının sağlanması akabinde, uzlaşma prosedürü uygulanarak sanık ile mağdurun uzlaşması mümkün olması halinde bilinçli taksirle yaralama suçu yönünden sanık hakkında uzlaşma hükümlerinin uygulanması, uzlaşmanın mümkün olmaması halinde ise bilinçli taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine, trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçundan ise hüküm verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan mahkumiyetine karar verilmesi;
Kabule göre de;
Anayasa Mahkemesinin, TCK’nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması;
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA; aynı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına; 09.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.