YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/8999
KARAR NO : 2017/8416
KARAR TARİHİ : 06.11.2017
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeni ile tazminat
Hüküm : Davanın reddi
Davacının tazminat talebinin reddine ilişkin hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Gerekçeli karar başlığında “koruma tedbirleri nedeni ile tazminat” yerine “maddi ve tazminat talebi” ibaresine yer verilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım yanlışlığı olarak kabul edilmiştir.
Davaya dayanak olan Balıkesir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/416-329 E-K sayı ve 17/06/2014 tarihli beraat hükmünün 09/09/2014 tarihinde kesinleştiği, dosya içeriğine göre kesinleşme şerhini içeren beraat hükmünün 03/11/2014 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 142/1. maddesine göre, koruma tedbirleri nedeniyle tazminat taleplerine dair üç aylık sürenin başlangıcı için kararın kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinin arandığı, bu suretle kesinleşme şerhini içeren beraat hükmünün davacı asile tebliğ edilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, tebliğnamede bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5271 sayılı CMK’nın 141 ve devamı maddelerinde koruma tedbirleri nedeni ile tazminat davasının açılma koşulları ve süresi düzenlenmiş olup, anılan kanunun 142/1. maddesinde karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her halde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabileceğinin hüküm altına alındığı,tazminat talebinin dayanağı olan Balıkesir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/416-329 E-K sayı ve 17/06/2014 tarihli beraat hükmünün davacı (sanık) yönünden temyiz edilmeden 09/09/2014 tarihinde kesinleştiği, hüküm içeriğinde CMK’nın 141/2. ve 232/6. maddelerinde belirtildiği şekilde ilgiliye ayrıntılı olarak tazminat hakkının bulunduğu, başvuru merci ve süresi hatırlatılmadığı dikkate alınarak tazminat davasının 05/02/2015 tarihinde ve CMK’nın 142/1. maddesinde öngörülen 1 yıllık süresi içinde açıldığı gözetilerek yargılamaya devamla esas hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi,
Kabule göre;
1- 5320 sayılı Kanunun 6/1.maddesine göre, dava konusu haksız yakalama, gözaltı ve tutuklamanın gerçekleştiği tarih itibariyle tazminat isteminin 5271 sayılı CMK’nın 141.-144. maddeleri hükümlerine göre incelenip karara bağlanacağı gözetilerek, 5271 sayılı CMK’nın 142/5. maddesi gereğince dava dilekçesi, davalı kuruma tebliğ edilip dava dilekçesine karşı beyan ve itirazlarını bildirme imkanı tanınması ve taraf teşkilinin sağlanması, aynı kanunun 142/7. maddesi gereğince davacı ve vekili ile davalı temsilcisi duruşmadan haberdar edilerek, Cumhuriyet savcısının da katılımıyla duruşma yapılarak karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Davacı ile ilgili yakalama, gözaltına alma, tutuklama ve tahliyeye ilişkin tüm müzekkere ve belgelerin Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde aslı ya da onaylı örnekleri de dosya içine alınarak, tutuklama müzekkeresinin infaz edilip edilmediği, infaz edilmiş olması halinde, infaz tarihlerinin ilgili ceza infaz kurumundan sorulması suretiyle davacının tutuklama ve tahliye tarihleri ile infaz edilen sürenin tereddüde mahal vermeyecek şekilde belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
3- Her ne kadar CMK’nın 144/1-a maddesinin yürürlükten kaldırılması nedeniyle mahsup tazminata engel oluşturmayacak ise de, davacının gözaltı ve tutukluluk süresinin diğer bir hükümlülüğünden mahsup edilip edilmediği, mahsup işlemi yapıldığının tespiti halinde haklarında mahsup işlemi yapılmayan kişilerle tutukluluğu başka mahkumiyetinden mahsup edilenler arasındaki dengenin, hak ve nesafetin sağlanması gerektiği dikkate alınarak, davacının gözaltında ve tutuklu kaldığı sürelerin ne kadarının diğer hükümlülüğünden mahsup edildiği araştırılarak, tamamının mahsup edildiğinin belirlenmesi halinde makul bir miktar maddi ve manevi tazminata hükmolunması, bir kısmının mahsup edildiğinin belirlenmesi halinde ise mahsup edilmeyen kısma ilişkin olarak maddi ve manevi zarar dikkate alınıp, mahsup edilen kısım için de makul bir miktar maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
3- Davacıya ait nüfus ve adli sicil kayıtları dosya içine alınmadan eksik kovuşturma ile hüküm kurulması,
5- Dairemizce yapılan temyiz incelemeleri sırasında aynı konu ve haksız tutuklama nedenine dayalı olarak birden fazla davanın açıldığının tespit edildiğinin anlaşılması karşısında; hazine zararına yol açan mükerrer davalara ilişkin ödemelerin önlenmesinin temini ve kamu kaynaklarının etkili, verimli ve hukuka uygun kullanılması bakımından, aynı konu ve haksız tutuklama nedenine dayalı açılmış dava olup olmadığının Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden de araştırılarak tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, davacı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 06/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.