YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/28111
KARAR NO : 2017/13153
KARAR TARİHİ : 02.11.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanık …’nin yokluğunda kurulan hükmün tebliğ edildiği 24/07/2013 tarihinde cezaevinde hükümlü olması nedeniyle temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
I-Suça sürüklenen çocuk … ile sanık … hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
14/04/2011 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen ek 2. madde uyarınca doğrudan verilen 3.000 TL’ye kadar olan adli para cezalarından ibaret mahkumiyet hükümleri kesin olup, mala zarar verme suçundan dolayı sanık … hakkında tayin edilen 2.000 TL adli para cezasına ve suça sürüklenen çocuk … hakkında tayin edilen 1.320 TL adli para cezasına ilişkin hükümlerin, cezanın türü ve miktarı itibarıyla temyizi mümkün bulunmadığından, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi gereğince suça sürüklenen çocuk … ve sanık … müdafilerinin temyiz taleplerinin tebliğnameye uygun olarak ayrı ayrı REDDİNE,
II-Sanık … hakkında hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Anayasa Mahkemesi’nin karar tarihinden sonra 24.11.2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün, 2014/140 Esas ve 2015/85 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı hükümlerin iptaline ilişkin kararın infazdan gözetilmesi olanaklı görülmüştür.
Mahkemenin kabulüne göre; TCK’nın 142. ve 143. maddelerinin birbirinden bağımsız oldukları, her iki maddeye göre belirlenen cezanın birbirinden farklı nitelikte olabileceği, TCK’nın 142. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken TCK’nın 61. maddesindeki koşullar dikkate alınacağı, TCK’nın 143. maddesinin uygulanmasında olayın koşullarına göre hakime takdir yetkisi tanındığı, takdir yetkisinin de temel cezaya bağlı bir yetkiyi içermediği dikkate alınarak, suçun işlenmesindeki özellikler nazara alındığında, temel ceza alt sınırdan belirlenirken TCK’nın 143. maddesi uyarınca üst oranda artırım yapılmasında yasaya aykırılık bulunmadığından tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre, sanık … … temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
III-Suça sürüklenen çocuk … hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan hükmün temyiz incelenmesinde;
Mahkemenin kabulüne göre; TCK’nın 142 ve 143. maddelerinin birbirinden bağımsız oldukları, her iki maddeye göre belirlenen cezanın birbirinden farklı nitelikte olabileceği, TCK’nın 142. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken TCK’nın 61. maddesindeki koşullar dikkate alınacağı, TCK’nın 143. maddesinin uygulanmasında olayın koşullarına göre hakime takdir yetkisi tanındığı, takdir yetkisinin de temel cezaya bağlı bir yetkiyi içermediği dikkate alınarak, suçun işlenmesindeki özellikler nazara alındığında, temel ceza alt sınırdan belirlenirken TCK’nın 143. maddesi uyarınca üst oranda artırım yapılmasında yasaya aykırılık bulunmadığından suça sürüklenen çocuk …’in eleştirisi tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Suça sürüklenen çocuk … hakkında 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 143 ve 31/3. maddeleri uyarınca hükmolunan 1 yıl 9 ay 10 gün hapis cezasından aynı kanunun 62/1. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılırken 1 yıl 5 ay 23 gün yerine 1 yıl 5 ay 20 gün hapis cezasına hükmedilmesi, karşı temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
TCK’nın 53/4. maddesindeki yasak gereğince, hapis cezasına mahkûm edilen suça sürüklenen çocuk hakkında, hak yoksunluğuna hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz nedeni bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılmak suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
IV-Sanık … hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından, kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Mahkemenin kabulüne göre; TCK’nın 142 ve 143. maddelerinin birbirinden bağımsız oldukları, her iki maddeye göre belirlenen cezanın birbirinden farklı nitelikte olabileceği, TCK’nın 142. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken TCK’nın 61. maddesindeki koşullar dikkate alınacağı, TCK’nın 143. maddesinin uygulanmasında olayın koşullarına göre hakime takdir yetkisi tanındığı, takdir yetkisinin de temel cezaya bağlı bir yetkiyi içermediği dikkate alınarak, suçun işlenmesindeki özellikler nazara alındığında, temel ceza alt sınırdan belirlenirken TCK’nın 143. maddesi uyarınca üst oranda artırım yapılmasında yasaya aykırılık bulunmadığından tebliğnamede ki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanık … tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
UYAP’tan alınan nüfus kaydına göre, sanık …’ın hükümden sonra, temyiz aşamasında 09.08.2013 tarihinde öldüğünün belirtilmiş olması karşısında, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. ve TCK’nın 64/1. maddeleri uyarınca sanığın öldüğünün anlaşılması halinde kamu davasının düşürülmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz nedeni bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 02.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.