Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/2888 E. 2017/5221 K. 10.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/2888
KARAR NO : 2017/5221
KARAR TARİHİ : 10.10.2017

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03/10/2013 tarih ve 2011/437-2013/445 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin kendi tasarımı ve imalatını yapıp piyasaya sürdüğü dava konusu ferforjelerin “General Şükrü Kanatlı Kışlası” için kendisi tarafından tasarlandığını ve kendi el işçiliği ile imal edilerek Kasım 2009 tarihinde kışlaya monte edildiğini, ancak kışlaya yapılacak işin bir bölümünün yapıldığını, kalanının daha sonra yapılacağının kararlaştırıldığını, fakat kalan iş konusunda davalıların kendi aralarında 30.05.2010 tarihinde yaptıkları sözleşme ile tüm hakları müvekkiline ait olan tasarımların, kopyalanarak davalı … ve davalı … Tic. Ltd. Şti. tarafından yapılmasının kararlaştırıldığını, müvekkilinin söz konusu tasarım hakkında 17.08.2010 tarihinde TPE’ye endüstriyel tasarım tescili için başvuruda bulunduğunu, müvekkili tarafından 20.08.2010 tarihinde tasarım hakkına tecavüz edildiği ve durdurulması için davalılara ihtar gönderildiğini, davalıların eyleminin aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespitine, tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden eylemlerin men’ine, taklit olarak monte edilen ferforjelerin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … ve Birlik Ferforje Tic. Ltd. Şti. vekili, davacıya ait olduğu ileri sürülen tasarımların kendileri tarafından yıllardır kullanılmakta olan ve birçok uygulaması yapılan bir tasarım olduğunu, davacı tescil başvurusunun farklılık ve yenilik unsurlarını taşımadığını, tescilin kesinleşmediğini bu nedenle kesin bir kullanım ve koruma hakkı bahşetmediğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı 39. mekanize Tugay Komutanlığı vekili; tasarım tescil başvurusunun diğer davalılar ile yapılan sözleşme tarihinden sonra yapıldığını, tescil olmadığı için koruma bahşetmeyeceğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı 39. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığına ait General Şükrü Kanatlı Kışlasının Kültür ve Tabiat Varlıkları kapsamında tescilli tarihi bir bina olması ve restorasyon çalışması aşamasında davacı ile yazılı olmayan bir anlaşmaya varıldığı, davacının davaya konu edilen tasarımları, davalı 39. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı için özel olarak tasarladığı, bu nedenle 554. sayılı KHK’nin hizmet sözleşmesi dışında kalan sözleşmelerde hak sahipliğine ilişkin 16. maddesi gereğince hak sahibinin davalı 39. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı olduğu ve tasarım hakkına tecavüzün söz konusu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verişmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun 24/03/2005 tarih ve 188 sayılı kararı ile Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesi kurulmayan yerlerde ikiden fazla asliye hukuk mahkemesi bulunması durumunda (3) numaralı asliye hukuk mahkemesinin Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesi olarak görevlendirilmiştir. Belirtilen HSYK kararı uyarınca yargılama sırasında faaliyette bulunan … 3. Asliye Hukuk Mahkemesi bu davada ihtisas mahkemesi sıfatıyla görevlidir. Görev hususu re’sen ve davanın her aşamasında incelenmesi gereken hususlardan olduğundan, mahkemece işbu dosya yönünden gönderme kararı verilmesi gerekirken, davanın esası hakkında hüküm tesis edilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 10/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.